KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13844 E., 2010/5507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/05/2008 tarih ve 2005/333-2008/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan 01.06.1994 tarihinde devir yoluyla aldığı iş yerinde çalışan ... adlı işçinin 31.03.1997 tarihinde işten ayrıldığını, işçilik haklarının tahsiline yönelik olarak açtığı dava sonucu 2.600.000.000 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu miktarın 1.600.000.000 TL'lık kısmının davalıların işveren olduğu döneme rastlandığını ileri sürerek, anılan meblağın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, iş yerinin devri ile hak ve borçların devralana geçtiğini, davalıların sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ibranamede ödenen miktarın belli olmadığı, davacının talep ettiği borcu dava dışı ...'e ödediğine dair yeterli delil bulunmadığı, ihbar ve izin ücretinden son işverenin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak,dava dışı işçinin açtığı dava sonucunda iş mahkemesince kıdem tazminatını da kapsayacak şekilde kabul kararı verildiği, bu kararın kesinleştiği hususunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu, gibi dosya içerisindeki tarihsiz ibraname isimli belgeden de dava dışı işçinin tüm alacağını aldığını beyan ederek davacıyı ibra ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacının ödenen kıdem tazminatının davalıların sorumlu olduğu devreye isabet eden bölümünü davalılardan istemekte haklı olduğu nazara alınarak,bulunacak bu miktara hükmedilerek gerekirken, bu talebin de reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13844, K. 2010/5507, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama