KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13883 E., 2010/5401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2008 tarih ve 2008/444-2008/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılından beri Antakya' da künefe ve diğer hizmetler işi ile iştigal ettiğini, bu konuda işyerinin bulunduğunu ve "Hatay Kral Künefe" markasını taç logosu ile birlikte tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinden izin almaksızın müvekkiline ait tescilli markayla ayırt edilemeyecek şekilde ve tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olacak düzeyde benzer bulunan "Kral Künefe" markasını kullandığını, davalıya eylemlerine son vermesi için ihtarda bulunulduğunu, ancak davalının aynı markayı, tabelayı ve basılı evrakı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek,
davalının tescilli markaya tecavüzünün men'ine, tabelaların sökülmesine ve evrak ile emtiaların toplatılmasına, 5.000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın markaya tecavüzün önlenmesi ve fer’i taleplere ilişkin olduğu, davada fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli bulunduğu, davanın bağlı bulunan adalet komisyonunda bu tür davaları görmekle görevlendirilmiş ihtisas mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli Hatay 3.Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, davacı taraf, davasını dava açtığı tarihte mevcut görevli mahkemede açmamış, bu nedenle görevsizlik kararı verilmiştir. 25.4.1945 g,ün ve 9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile görevsizlik kararı verilmesi halinde de vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda isabetli olarak görevsizlik kararı verilmiş olmasına rağmen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri dikkate alınarak davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13883, K. 2010/5401, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama