KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13887 E., 2010/5471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2008 tarih ve 2007/124 - 2008/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “şekil+ HİDROLİFT” ibareli 1987/98532 nolu markasının 7.sınıfta tescilli olduğunu ve bu ibareyi 14.11.1986 yılından beri ticaret unvanı olarak kullandığını, bu ibareyle piyasada tanındığını, davalının ise aynı ibareyi ticaret unvanı olarak kullanıp 2001/21992 no ile marka tescilini sağlamasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men’ine, davalı ticaret unvanının terkinine, fazlaya ilişkin haklar saklı olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 25.000,00 TL manevi tazminat ile 5.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket merkezinin Aydın İlinde bulunması nedeniyle davacının marka hükümsüzlük ve ticaret unvanının terkini istemleri için mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle diğer istemler için dosyanın tefrikine, bu istemler açısından dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve görevli Aydın Asliye 3. Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne, marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, ticaret unvanın terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf, tescil edilmiş marka hakkına ve ticaret unvanına dayanarak işbu davayı açmıştır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği yada tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere davacının dava dilekçesinde kendisine ait marka haklarına ve ticaret unvanına tecavüz edildiğini ve bu eylemlerden davalının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek bahse konu tecavüzlerin önlenmesini ve bu kapsamda TTK'nun 54. maddesi uyarınca tazminata karar verilmesini de istemesine göre, davacı taleplerinin birbiri ile irtibatlı olduğu da nazara alınarak anılan Kararname hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde tefrik ve yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13887, K. 2010/5471, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama