KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13909 E., 2010/5406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2007/102-2008/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ‘’WOLY’ ibareli markanın 1939 yılından beri sahibi olduğunu, bu markanın 02, 03, 21, 25 ve 26 ncı sınıf emtialarda kullanılmak üzere bir çok ülkede tescili bulunduğunu, anılan markayı taşıyan ürünlerin 2000 yılından beri müvekkilinin Türkiye distribütörü ...
Kundura-... tarafından satışının yapıldığını, 24.05.2005 tarihinde de Türkiye’de marka olarak tescilinin sağlandığını, aynı alanda faaliyet gösteren davalının bu ibareyi kötüniyetli olarak 02, 03, ve 21 sınıfların bazı alt sınıflarında kullanılmak üzere 19.06.2003 tarihinde adına marka olarak tescil ettirdiğini, ancak markayı kullanmadığını, bu ibare üzerinde öncelik hakkı sahibinin müvekkili olduğu gibi markasının tanınmış bulunduğunu, davalı tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, hükümsüzlüğüne ve karar özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ilk defa tescil hakkı sahibi olarak markanın sahibi bulunduğunu, tanınmışlık iddialarının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, hükümsüzlüğü istenilen markanın 02, 03 ve 21 nci sınıflarda kullanılmak üzere 19.06.2003 tarihinde davalı adına tescilli olduğu, davacının bu tarihten önce Türkiye’de tescil ettirdiği markasının bulunmadığı, ancak davacı ... seleflerinin ‘WOLY’ ibareli markayı çok sayıda ülkede 02, 03, 21, 25 ve 26 sınıf mallarda tescilli olarak kullandığı, 19.06.2000 tarihinden itibaren de Türkiye’de distribütörü vasıtasıyla 03, 21 ve 25 sınıf emtiaların satışını yaptığı, davalının markayı ürünlerinde kullandığının kanıtlanmadığı,
ürünlerini ‘SMART’ markası ile piyasaya sunduğu, davacı markasının ilgili sektörde tanınmış seviyede olduğunun anlaşıldığı, anılan davacı markasının Türkiye’de ve Paris Sözleşmesi’ne taraf bir çok ülkede bilindiği, davalının da bunu bilmesi gerektiği, 556 sayılı KHK.nin 7/1-i ve 42 nci maddeleri uyarınca markasının hükümsüzlüğünün gerektiği, ayrıca diğer ürünler bakımından davacı markasının tanınmışlığından faydalanacağı, davacının 556 sayılı KHK.nin 8/3 ncü maddesi uyarınca öncelik hakkının olduğu, ayrıca davalı davranışının MK.nun 2 nci maddesine aykırı bulunduğu,
hükümsüzlük kararlarının yayınlanmasına dair düzenleme olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, ilan isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, marka hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde hükmün ilan edileceğine dair 556 sayılı KHK ile başka bir mevzuatta bir düzenleme olmamasına, davacı markasının ‘WOLY’ ibareli bulunmasına, her ne kadar gerekçeli kararda ibarenin ‘WOLLY’ olarak yazılması doğru değil ise de bu durumun maddi hatadan kaynaklanmış bulunmasına, yanlışlığın mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13909, K. 2010/5406, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama