KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13944 E., 2010/5409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.07.2008 tarih ve 2007/371-2008/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin acentesi olduğunu, sözleşmenin feshine rağmen bakiye prim alacağının ödenmediğini, davalı gerçek kişinin sözleşmenin teminatı için ipotek verdiğini, alacağın tahsili için başlatılan, takibin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı ... arasında acentelik sözleşmesi bulunduğu, doğacak alacak ve zararlar için diğer davalının 15.000.00 TL tutarlı üst sınır ipoteği verdiği, sözleşmenin feshedildiği, davacının prim alacağının belirlendiği, takip tarihi itibariyle alacağın daha fazla olduğu, likit alacağın olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %40 oranı olan 6.000.00 YTL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ile davalı şirket arasında sigorta acenteliği sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının davacının bu sözleşmeden doğabilecek alacak ve zararının teminatı için taşınmazını 15.000.000.000 TL tutarında ipotek ettirdiği ve bu ipoteğin maksimal (üst sınır ipoteği) nitelik taşıdığı hususları çekişmesizdir.
İpoteğin niteliği gereği temerrüt faizi dahil olmak üzere, taşınmaz açıklanan miktar itibariyle teminat teşkil edecektir. Başka bir anlatımla, davacı ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle ancak 15.000.000.000 TL alacağını tahsil edebilecektir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonrasında davacı alacağı teminat miktarının çok üzerinde tespit edilmiştir.
Bu durum karşısında, ipoteğin üst sınır ipoteği olarak tesis edildiği, nazara alınarak icra harç ve masrafları, ücreti vekalet ve işleyecek faizi ile birlikte 15.000 TL'yi aşmamak üzere takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13944, K. 2010/5409, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama