KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13995 E., 2010/5861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.05.2008 tarih ve 2007/72 - 2008/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun sigortalısı ...’in 14.11.2002 tarihinde vefat ettiği halde emekli aylıklarının 27.8.2006 tarihine kadar davalı tarafından verilen ATM kartı ile çekildiğinin anlaşıldığını, davalının taraflar arasında yapılan protokole aykırı davranarak zarara neden olduğunu ileri sürerek, 17.092,60 YTL’nın paranın hesaptan çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte emeklinin sağ olup olmadığını davacının takip etmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği emeklinin sağ olup olmadığını kontrol etme görevinin davalıda bulunduğu, yapılan ödemenin 15.891,87 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin dava tarihinden itibaren davalı bankanın kısa vadeli mevduata uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıdan emekli aylığı almakta olan ...’in ölümünden sonra belirlenemeyen kişiler tarafından ATM kartı ile maaşının çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmaları,
hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacakları ve somut olayda da ölen hak sahibinin emekli maaşının ATM kartı ile kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından çekilmiş olması ve hak sahibinin sağ olup olmadığının denetlenmesi açısından taraflar arasındaki sözleşmede ATM kartına 1 yıllık süre konulması ve bu tarihin güncellenmesi için hak sahibinden kimlik istenmesi gerektiğine ilişkin yüklenen yükümlülüğe davalının aykırı hareket etmiş bulunmasına ve bu nedenle davalı bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermeden davacının zararına olacak şekilde hareket etmiş bulunmasına göre davalı banka
da zarardan sorumlu ise de, bu sorumluluğun tamamının davalıya yüklenilmesi doğru değildir.
Zira, davacı da 12.10.1920 doğumlu olan hak sahibinin 14.11.2002 tarihinde öldüğü halde bu kişinin sağ olup olmadığını araştırmadan, elindeki teknik imkanlar gözöüne alındığında gelişen teknolojiye bağlı olarak nüfus ve diğer vatandaşlık bilgilerine çok kolay erişilebilmesinin mümkün bulunmasına rağmen kendi iç denetim görevini yerine getirmeyerek 4 yıla yakın bir süre bu kişi adına para göndermesinde müterafik kusurludur.
Bu itibarla, mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu raporda davacının meydana gelen zararda müterafik kusurlu olduğuna ilişkin değerlendirmeye rağmen tüm sorumluluğun davalıda olduğuna ilişkin verilen karar doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13995, K. 2010/5861, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama