KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/14063 E., 2010/9731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2006/272 - 2008/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı ... Tic. ve San.A.Ş.
Avukatı ... gelip, diğer davalı TPE avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İngiltere'de 400'ün Avrupa ve Asya'da 110'un üzerinde süpermarkete sahip bir perakende satış şirketi olduğunu, müvekkiline ait "TESCO" hizmet markası ile faaliyet gösteren bu süpermarketlerde aynı zamanda "TESCO" markalı birçok ürünün de satışa sunulduğunu, anılan markanın Türkiye'de de 16.02.1996 tarihinden itibaren 3, 5, 16, 21, 25, 29, 30, 31, 32 ve 33. sınıflarda tescilli bulunduğunu, yine büyük kısmı Paris Sözleşmesi'ne taraf 78 ülkede özellikle 35. sınıf hizmetleri de kapsar şekilde tanınmış bir marka olduğunu,
buna rağmen anılan markanın 35. sınıf hizmetler yönünden müvekkili adına tescili için yaptıkları başvurunun, davalı şirket adına tescilli "TESCO" markası gerekçe gösterilerek diğer davalı TPE YİDK'ca reddedildiğini, oysa anılan marka üzerinde müvekkilinin tanınmışlık ve önceye dayalı kullanım yoluyla öncelik hakına sahip olduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait "TESCO" markasının tanınmış marka olduğunun tespitini, davalı TPE YİDK'nun 21.06.2005 tarih ve 2005/M-2272 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının markasının tanınmışlığının tespiti istemiyle ilgili olacak TPE nezdinde bir girişimi olmadığından bu davayla sınırlı şekilde ve 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ile ilgili bir değerlendirme yapıldığı, tarafların marka olarak kullandığı ibareler ile hizmetlerin birebir aynı olduğu ve 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi çerçevesinde mutlak red nedeninin mevcut bulunduğu,
ancak davacının 12.03.2004 başvuru tarihinde 35/8. sınıf hizmetler bakımından kullanım suretiyle ayırt edicilik kazandığı ve başvuru tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 7/son maddesinin 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Kanun'dan önceki haline göre 7/1-b bendindeki tescil engelinin aşılacağı, yine davacının markasının aynı KHK'nin 7/1-i maddesi anlamında tanınmış marka olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, bu dosya ile sınırlı olmak üzere davacı markasının 35/8.
Sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nin 7/1-i ve 8/4. maddeleri anlamında tanınmış marka olduğunun tespitine, davalı TPE YİDK'nun 2005/M-2272 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/14063, K. 2010/9731, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama