KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/14088 E., 2010/9861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklur Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.07.2008 tarih ve 2007/19 - 2008/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı TPE vekili ve davalı ...
Gıda San. ve Tic.A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, FİT markasının müvekkili adına 10.3.2000 tarihinde 29, 30 ve 32. sınıfta tescilli olduğunu, davalılardan ...
A.Ş.'nin diğer davalıya tescil için müracaat ettiği SAKA FİT ibaresinin tesciline müvekkili tarafından yapılan itirazların reddedildiğini, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu, daha önce PİYAFİT ibaresini de tescil ettirmek istediğini, müvekkilinin dava açması üzerine başvurunun iptal edildiğini, müvekkili markası ile davalı başvurusu arasında iltibas bulunduğunu, davalının SAKA ibaresini marka olarak tescil ettiği halde asıl amacın FİT ibaresini tescil ettirmek olduğunu, müvekkilinin marka üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu ileri sürerek,
davalı TPE YİDK 19.12.2006 tarih ve 2006/M-4400 sayılı kararın iptaline, davalı şirket adına başvuru tescil edilirse hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı ... A.Ş. vekili, müvekkilinin başvurusu ile davacının markasının arasında benzerliğin bulunmadığını, davacının markasının vasıf ve çeşit belirttiğini, 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi uyarınca marka olarak tescil edilemeyecek bir ibare olduğunu, ibarenin birçok firma tarafından tescil edilerek kullanıldığını, FİT ibaresinin ayırtedici eklerle kullanılabileceğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, davacıya ait FİT markasının 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi uyarınca cins, vasıf bildirdiği, ayırtedici özelliğinin bulunmadığı ve 5 yıllık süre içinde de kullanılmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek ve karşı davanın da ayrılmasına karar verilerek, davalının başvurusu yönünden davacının markasının 7/1-b ve 8/1-b anlamında tescil engeli oluşturduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile TPE YİDK 19.12.2006 tarih ve 2006/M-4400 sayılı kararın iptaline, davalı şirket adına tescilli SAKA FİT markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/14088, K. 2010/9861, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama