KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/14102 E., 2010/6131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.07.2008 tarih ve 2007/973 - 2008/1257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 15.09.2004 ile 12.11.2004 tarihleri arasında davalı şirketin yüklenicisi bulunduğu Akdeniz Sanayi Sitesi altında bulunan su kanalı inşaatı için taşıma ve yükleme hizmetleri verdiğini, bu hizmetin 44 adet iş emri formuyla yapıldığını ancak davalıya verilen hizmet karşılığı hakedilen ücretinin ödenmemesi üzerine 2006 yılında fatura tanzim olunarak 5.900,00 TL’nın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan hizmet alımı yapılmadığını, ticari ilişki kurulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu işlerin yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davaya konu yükleme ve taşıma hizmetlerinin 44 adet iş emri formuna dayalı olarak yapıldığını savunmuştur. Davalı şirket yetkilisi de bu formlarda imzası bulunan birtakım işçilerin bir dönem kendi yanında çalıştıklarını kabul etmiş ve Taner Köse ile Yunus Köse’nin kardeşleri olduğunu beyan etmiştir. Ancak mahkemece, davacı iddiaları ile davalı şirket yetkilisinin beyanları yeterli ölçüde araştırılmamıştır. Örneğin, söz konusu iş emrinde imzası bulunan Taner Köse’nin davalı şirketin ortağı ve yetkili müdürü olduğu davacı tarafça iddia edildiği halde bu husus araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının dava konusu hizmetin verildiğine ilişkin delilerinin toplanması, 44 adet iş emir formunda imzası bulunan kişilerin davalı şirket ile irtibatları olup olmadığı usulünce belirlenerek bu iş emirlerindeki imzaların davalı şirketi sorumluk altında bırakıp bırakmadığı da değerlendirilerek yapılacak araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/14102, K. 2010/6131, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama