KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/14144 E., 2010/6323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2007 tarih ve 2005/510-2007/701 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına anne ve babası tarafından davalı banka nezdinde hesap açılmış olduğunu, hesaptaki paranın davalı çalışanı tarafından çekildiğini, davalının bu nedenle kusursuz sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 22.410,00 YTL alacağın 25.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın şube müdürünün yapmış olduğu zimmet işlemi ile oluşan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı bankanın bu zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 17.910,00 YTL’nin 25.05.2005 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/2 nci maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait yatırım hesabında bulunan devlet tahvilinin vadesinden önce satılması ve sahte imza ile hesaptan çekilmesi suretiyle uğranılan zararın en yüksek banka mevduat faiziyle tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece hüküm altına alınan miktarın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2/2 nci maddesi uyarınca avans faizi oranı ile tahsiline karar verilmiş olup, davalı banka davacının istediği en yüksek banka mevduat faizi oranının avans faizi oranından daha düşük olduğunu ileri sürmüş olmasına göre mahkemece talep aşılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp,
kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu yönden HUMK.’nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/14144, K. 2010/6323, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama