KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/3900 E., 2010/2422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/07/2007 tarih ve 2004/494-2007/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve karşı davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı İktisat Bankası TAŞ'nın Kadıköy Şubesi nezdinde mevduat hesabı bulunduğunu, 19.03.2001 tarihinde davalı tarafından davacı mevduatından 329.351.883.988 TL'nın ödenmeyeceğinin bildirildiğini, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye de olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek, 329.351.883.988 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, davacının dava dışı kişilerle grup oluşturarak bankada gecelik (O/N) işlemleri yaptığını ve normalin çok üzerindeki oranda faiz aldığını, fahiş faizin ahlaka ve adaba aykırı olduğunu, faiz anlaşmalarının yapıldığı dönemde bankanın müzayaka halinde bulunduğunun, olayda gabinin objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleştiğini savunarak, asıl davanın reddine, karşı dava ile de müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilenkarar Dairemiz'in 31.05.2004 gün ve 2003/12421 E, 2004/6127 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davalı (karşı davacı) yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, davalı bankanın fona devredilmeyen banka ile aracı kurumlarının aynı tarihlerde uyguladıkları faiz oranlarının üzerinde faiz ödediği, davacının davalı bankanın müzayaka nedeniyle uygulamak zorunda kaldığı faiz oranından yarar sağladığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın ise HUMK'nun 409/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı (karşı davalı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı (karşı davalı) vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/3900, K. 2010/2422, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama