KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/3930 E., 2010/261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.10.2007 tarih ve 2005/145 - 2007/670 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve karşı davalı vekili ile davalı ve karşı davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davacı ve karşı davalı vekili Av... ve karşı davacı vekili Av. ... gelip, temyiz dilekçelerinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ... ile davalı ...’nin müvekkili davacı şirkette %50’şer oranda pay sahibi olduklarını, yine tarafların kurduğu davalı şirkette ise ...’nin %99 oranında ortak olduğunu, davalıların haksız rekabette bulunarak müvekkillerini zarara uğrattığını, yine davalı ...’nin müdürlük görevini kötüye kullandığını, davalının ...markasını ortağın izni olmadan iptal ettirdiğini, şirketin Ankara’da olan merkezini 02.04.2004 tarihinde İstanbul’a taşıdığını, davacı şirket ile aynı alanda faaliyette bulunduğunu, müvekkil şirkete ait makineleri düşük fiyat ile davalı şirkete sattığını,
müvekkili şirkette çalışan personeli davalı şirkete çektiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tesbit ve önlenmesine, davalıların haksız ticari faaliyetlerinin durdurulmasına ve ticaretten men edilmesine, şimdilik 10.000 YTL maddi tazminat ile 10.000 YTL yoksun kalınan kâr'ın ve davacı ... için de 10.000 YTL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Makine Endüstrisi Ürünleri Ltd.Şti. vekili, davalı şirketin kuruluş amacının müvekkili şirket tarafından ithalatı yapılan makine ve ekipmanların İstanbul, Trakya ve Marmara Bölgesinde pazarlanması olduğunu, ancak bu yetkiye 13.01.2005 tarihli ihtar ile son verildiğini, yine 31.01.2005 tarihli ihtar ile davacı şirketin ...unvanını kullanmasının men edildiğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirketin müşterilerine müvekkilini kötüleyici faks ve yazılar gönderildiğini, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, davacı şirketin haksız rekabet yaptığını, davacı şirketin müvekkilinin çalışmalarını engellediğini savunarak,
davanın reddini talep etmiş, karşı davada açıklanan nedenlerle haksız rekabetin tesbiti ve men’ine, müvekkilinin ticaret unvanı 1991 yılında tescil edildiğinden davacı-karşı davalının unvanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle, davacı şirket tarafından açılan davanın esastan, karşı davanın ise ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar- karşı davalılar vekili ile davalılar-karşı davacılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı- karşı davacıların, davacı- karşı davalı şirketin kuruluş tarihi olan 26.10.1993 tarihinden dava tarihi olan 23.02.2005 tarihine kadar geçen sürede unvanına tecavüz iddiasını ileri sürmemesi nedeniyle sessiz kalmak suretiyle davacı-karşı davalı şirketin unvanının kullanmasına rıza göstermiş bulunmasına göre, davalı-karşı davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; ...'ın manevi tazminatın talebi, dava dilekçesinde bu davacı bakımından manevi tazminat talebinin yer almadığı, 10.05.2007 tarihli açıklama dilekçesinin bu nedenle iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu ve karşı tarafın iddianın genişletilmesine rıza göstermediği gerekçesiyle ret edilmiş ise de, HUMK'nun 75/2. maddesi uyarınca hakim, müphem ve mütenakız gördüğü iddia ve sebepler hakkında izahat isteyebileceğinden ve nitekim de dava konusu olayda, mahkemece 01.05.2007 tarihli celsede davacı vekiline manevi tazminat isteğinin dayanağının açıklanması için süre verildiğine göre,
mahkemece 10.05.2007 tarihli dilekçede iddia olunan hususlar değerlendirilerek sonucuna göre davacı ...’ın manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde davalı ...’nin müdürlük görevini kötüye kullanarak davacı şirket adına tescilli ...markasını diğer ortak ...’dan izinsiz olarak iptal ettirdiği, markanın kendi şirketinin markası gibi işlemler yaparak davacı şirket gibi üçüncü şahıslarla iş ilişkilerine girdiği, bu şekilde müşterilere ilanlar dağıttığı, davacı şirketin yıllarca distribütörlüğünü yaptığı şirketlere ait sözleşmeleri götürüp, yabancı firmalarla irtibata geçip onları davalı şirkete yönlendirdiği, davalı şirketin adres ve telefonlarını davacı şirketin telefonu olarak verdiği,
davacı şirketin bir kısım mallarını düşük değer ile davalı şirkete sattığı, buna ilişkin açılan davanın kabulle sonuçlandığı, yine davacı şirkete ait müşteri proje, sipariş ve teklif dosyalarını, bilgisayar kayıtlarını götürdüğü, bu hususun Ümraniye Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/93 Değişik iş dosyası ile tesbit edildiği, davacı şirketin personelini çeşitli vaadlerle davalı şirkete aldığı, bu personelin tecrübelerinden yararlanıldığı ileri sürülerek, haksız rekabetin tesbit ve önlenmesi, davalıların haksız ticari faaliyetlerinin durdurulması ve ticaretten men edilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsilini isteminde bulunmuşlardır.
Mahkemece, bilirkişi raporu alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme yeterli değildir.
Zira, mahkemenin gerekçeli kararında yukarıda açıklanan taleplerden yalnızca markanın iptal edilmesi hususu ve davacı şirkete ait malların düşük bedelle davalı şirkete satışı hususu değerlendirilip, malların düşük bedelle satışının mahkeme kararı ile sonuca bağlandığı, bu zararın davacı tarafın istediği maddi tazminatın dışında kaldığı gerekçesiyle anılan hususlar değerlendirme dışı tutulmuştur.
Oysa, davacı şirketin uğradığı zararın karşılanması ile davalıların bu eyleminin haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağı hususu ayrı konulardır. Bu itibarla, mahkemece haksız rekabetin dayanağı olarak açıklanan tüm hususlar ayrı ayrı değerlendirilerek ve gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle bir hüküm kurulmak gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca, dosya kapsamından taraflar arasında işbu davada ileri sürülen benzer iddialarla Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/19-153 sayılı dava dosyası ile davacı şirketin fesih ve tasfiyesi ile tarafların müdürlük görevlerinden azlinin talep edildiği anlaşılmakla, mahkemece anılan dava dosyası incelenerek gerektiğinde bekletici mesele yapılması, yada bu dava dosyası ile birleştirilmesi hususunun değerlendirilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/3930, K. 2010/261, 13 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama