KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4856 E., 2010/1231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.02.2008 tarih ve 2008/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalı ...'ye 03.03.2006 tarihinde yapılan ve müvekkili şirketin uhdesinde kalan Batman-Gaziantep arası Asfalt Bitimi ihalesinden önce davalı ...'nin yazılı talebi üzerine 08.03.2006 tarihinde 3 sefer ve 14.03.2006 tarihinde 3 sefer toplamda 6 sefer olmak üzere 117 ton 280 kg asfalt nakliyesi yapıldığı halde yapılan nakliye bedeli olan KDV dahil 6.227,56 YTL'nın müvekkiline ödenmediği gibi, ihale kapsamında yapılan 160 ton 240 kg nakliye bedeline tekabül eden KDV dahil (8.508,74) YTL'nın da ödenmediğini,
müvekkili şirkete ait tankerlerin şoförlerinin 11.05.2006 tarihinde nakliye için yüklemiş oldukları toplam asfaltın bir miktarını şirket yetkililerinin bilgisi dışında aralarında anlaşarak 3. kişilere sattıklarını ve davalı ...'ye eksik mal teslim ederken suçüstü yakalandıklarını, davalı ...'nin bu olay üzerine 17.05.2007 tarihinde sözleşmeyi ihaleye ait Teknik Şartname'nin 15. Maddesi uyarınca feshettiğini,
feshin ardından davalı tarafından müvekkili alacakları ödenmediği gibi ihale sözleşmesi uyarınca kendisine verilen 11.000,00 YTL bedelli kati teminat mektubunun da iade edilmediği gibi paraya çevrilmesi için muhatap bankaya ihtar çekildiğini, tedbir yoluyla teminat mektubunun paraya çevrilmesinin durdurulduğunu, şirket çalışanlarının işledikleri suçtan davacının sorumlu tutulması ve şirketin teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek,
ihale öncesi nakliye bedeli olan (6.227,56) YTL ile ihale sonrası nakliye bedeli olan (8.508,74) YTL'nın hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili şirketin teminat mektubu bedeli olan (11.000,00) YTL karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirket ile aralarındaki sözleşmeyi Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20. maddesine dayanılarak özellikle de 25. maddenin b, c, d fıkralarında belirtilen sebeplerden dolayı ve haklı olarak feshettiğini, müvekkilinin bir kamu kuruluşu olup mal ve hizmet alımını Devlet İhale Kanunu uyarınca açacağı ihaleler kanalıyla temin edeceği, bunun dışındaki mal ve hizmet alımlarının Belediye'yi ilzam etmeyeceği, ihale dışı hizmet alımı bedelinin talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacı çalışanları şoförlerin Gaziantep Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne verdikleri ifadelerinde sıcak asfaltın yarısını Batman'aki şantiyede boşalttıkları, bilahare Gaziantep'e geldiklerinde dola olan aracın plakası ile değiştirerek tartıya girip, eksik mal teslim ettikleri anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz etmiştir.
Davada istem, ihale öncesi davalıya verilen nakliye hizmeti bedelinin, ihale kapsamında yapılan ve davacı çalışanlarının yapmış oldukları usulsüzlük tarihine kadar olan taşıma bedelinin davalıdan tahsili ile davalıya ihalenin teminatı olarak verilen teminat mektubundan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve iadesine ilişkindir.
Mahkemece davacının alacak istemlerinin her bir kalem için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinde bu yönde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davacı istemleri arasında çalışan şoförlerinin yapmış olduğu usulsüzlüğe konu taşıma bedelinin bulunmamasına rağmen noksan inceleme ve hatalı gerekçe ile karar verilmesi yanlış olup, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4856, K. 2010/1231, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama