KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4911 E., 2010/1161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
798 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sivas (Kapanan) 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2007 tarih ve 2007/168 - 2007/404 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve karşı davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2010 gününde davacı ve karşı davalı avukatı ...avukatı ile davalı ve karşı davacı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına 05.11.1975 tarih ve 52160 nolu "..." markasının tescilli bu markanın yasal süreleri içinde yenilendiğini, gıda sektöründe uzun yıllardan beri ülkenin büyük kesiminde hatta tescilli olduğu ürünlerin alıcısı olmayanlarca dahi tanınıp bilindiğini, müvekkili şirket adına tescilli bir çok ... ve ... serisi markalar bulunduğunu,davalı adına "... markası" her nevi şekerleme, helva, lokum, reçel marmelat komposto, bisküvi, çikolata hazır yemek" ürünleri için tescil edildiğini, 1995 yılında da tescili yenilediğini, dava konusu olayda davalı ... markasını" her nevi şekerleme, helva, lokum,
reçel marmelat komposto.bisküvi, çikolata hazır yemek " ürünleri için tescil ettirdiğini , ancak davalı tescil ettirdiği bu markayı komposto, bisküvi.çikolata, hazır yemek ürünlerinde hiç kullanmadığını, 556 sayılı KHK'nin 14. maddesinin getirdiği kullanma zorunluluğunu yerine getirmediğini, zira davalının eşya listesinde bulunan bu ürünleri üretmediğini ve markayı kullanmadığını, nitekim, piyasada ... markalı bu ürünlere rastlanılmadığını ileri sürerek,
davalı adına tescilli " ... " markasının "Komposto, çikolata, bisküvi, hazır yemek " ürünleri ile ilgili olarak kullanmama nedeniyle iptaline, bu ürünlerin eşya listesinden çıkarılmak suretiyle sicilden terkin'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı konuda İzmir 3. Ticaret Mahkemesi'nin 2003/741 nosunda kayıtlı derdest dava bulunduğunu, süt, süt tozu, tereyağı, peynir, ayran, yoğurt dondurma ve çocuk maması ürünleri için daha sonra tescilli davacı markasına dayanılarak önceki tarihle tescilli müvekkili markasının hükümsüzlüğünün istenemeyeceğini, davacının tanınmış marka iddiasının bu davada dinlenilemeyeceğini, 556 sayılı KHK’nin 14. maddesine dayalı iddiaların dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşılık davada ise, müvekkilinin 01.08.1975 tescil tarihli “...” markası ile faaliyet yürüttüğünü,
karşılık davalının 05.11.1975 tarihli markasının anılan KHK’nin 42/a-b maddesi delaletiyle 7, 8 ve 9. markasının kapsadığı dondurma ve çocuk maması emtialarının kullanılmama nedeniyle eşya listesinden çıkartılması gerektiğini ileri sürerek davacı markasının iptalini veya eşya listesinden anılan ürünlerin çıkartılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, marka tescil belgelerine ve ürünlere ait üretim izin belgelerine dayanılarak, ispat yükünün markasını iddia edilen ürünlerde de kullandığını savunan davalıya ait olduğu, davaya konu ürünlerin üretimi hazırlığında olan davacının hukuki yararının bulunduğu, davalının davaya konu ürünleri dava tarihinden önceki (5) yıl boyunca kullanılmadığı iddiasının aksinin kanıtlanamadığı,
fason çikolata ve bisküvi üretimi ve satışı konusunda davadan sonra yapılan anlaşmanın 556 sayılı KHK’nin 42/1-c bendince dikkate alınamayacağı, 1990 yılında açtığı dava nedeniyle en geç bu tarihte karşılık davalının markasından haberdar olan karşılık davacının süresinden sonra açtığı hükümsüzlük davasının dinlenemeyeceği, kısmen kullanılmadığı iddia edilen ürünlerin kullanılmaması nedeniyle karşılık davacının ne şekilde zarar gördüğü ve hukuki yararı bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne,
karşılık davanın reddine karar verilmiş,kararın davalı ve karşılık davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.12.2006 tarihli kararı ile mahkeme kararı asıl davaya ilişkin kabul kararının onanmasına, karşılık davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, karşılık davaya ilişkin verilen kararın karşılık davacı ....Şti. yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak, karşı davada ispat yükünün markasını çocuk maması ve dondurma yönünden kullandığını ve bu kullanıma 5 yıl kesintisiz ara vermediğini savunan davacıya ait olduğu, davacının dondurma ve mama üretimi yaptığına ilişkin hiçbir delil sunmadığı gibi defterlerinin incelenmesine ilişkin beyanda da bulunmadığı ve defterlerin incelenmesine gerek olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla karşılık davalı markası yönünden 556 sayılı KHK hükmü koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki KHM'nin 14 ve 42/c ve 2 fıkrası gereğince, davalı ...
Paz. Ltd.Şti.'ne ait 086347 marka numaralı ... markası adı altında tescil edilmiş olan mallardan " Komposto, çikolata, bisküvi ve hazır yemek " ürünleri yönünden kullanmama nedeniyle kısmen hükümsüzlüğüne ve bu malların sicilden terkinine, karşı davacının açtığı davanın kısmen kabulü ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki KHM'nin 14 ve 42 maddeleri uyarınca davacı (karşı davalı) ... Süt Mamulleri San. A.Ş.'ye ait 05.11.1975 tarih ve 52150 numaralı ...
Marka adı altında tescil edilmiş mallardan “ Dondurma ve çocuk maması “ ürünleri yönünden kullanmama nedeniyle kısmen hükümsüzlüğüne ve bu malların sicilden terkine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı ... A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4911, K. 2010/1161, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama