KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4997 E., 2010/1132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2007 tarih ve 2006/618-2007/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, uzun yıllardan bu yana gerek dünyada gerek Türkiye’de tescilli “kahve taneleri arasına oturtulmuş kupa içinde kahve” görüntüsündeki şekil markası, CLASSIC kelime markası ve NESCAFE+kırmızı kupa+şekil markalarının sahibi olduğunu, davalının Cafe Crown CLASSIC+şekil ve Cafe Crown Gold+şekil markalı ürün ambalaj ve kutuları üzerinde müvekkili markasındaki şeklin aynen kullanıldığını, davalının marka tescillerinin müvekkilinin marka tescillerine konu 30 ve 43. sınıflara giren aynı ürünleri kapsadığını, müvekkilinin markasının tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin uzun yıllar süren çalışmaları sonucu bu markaları oluşturduğunu,
davalının eylemlerinin müvekkilinin tanınmış markalarına iltibas yarattığını, bu durumun müvekkilinin markadan doğan haklarına zarar verdiğini ileri sürerek, davalının 2005 08217 tescil nolu Cafe Crown Classıc+şekil ve 2005 08218 tescil nolu Cafe Crown Gold+şekil ibareli markalarının hükümsüzlüğü ile terkinini, bu markaları içeren ürünlerin, ambalaj ve sair tanıtım malzemelerinin üretiminin ve satışının önlenmesini, bu ürünlerin toplatılarak imhasını, bu ürün ve ambalajların üretiminde kullanılan alet ve araç gereçlerin de toplanarak imhasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının “kahve taneleri arasına oturtulmuş içinde kahve”tescilli markasını süresinde yenilemediğini, müvekkilinin usulüne uygun marka tescillerinden ve piyasada haklı bir üne kavuştuktan sonra eldeki davanın açıldığını, davacının kötüniyetli olduğunu, usul ve yasaya uygun olmayan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının 140683 nolu markası yenilenmediğinden hükümden düşmüş ise de, 2004 yılında 2004 09724 numarayla yeniden tescil edildiği, markanın toplu halde yığılmış kahve taneleri arasına yerleştirilmiş içi köpüklü kahve ile dolu kahve fincanı ile NESCAFE ibarelerinden oluştuğu, markanın bu şekliyle gerek Türkiye’de gerek dünyada çok eskiye dayanan yaygın kullanımı sonucu davacı markasının tanınmış hale gelerek, markanın şekil kısmının sözel kısımla birlikte ayırtedicilik kazandığı,
davacının ilk markası yenilenmediği için hükümden düşmüş ise de davacınınyenilememeye rağmen markasını tescilli şekliyle kullanmaya devam ettiği, davalının marka tescili davacının markasının hükümden düşmesinden sonra ise de davacının davalıdan önce aynı markayı 2004 yılında yeniden tescil ettirdiğinden ve sonraki tescile konu markanın şekil ve sözel kısmının ilk markaya neredeyse ayniyet derecesinde benzediğinden ve tescilsiz kalan dönemde de marka zaten kullanılmaya devam edildiğinden ilk kullanımdan itibaren fiili kullanımın kesintiye uğramadığı,
aradaki tescil kopukluğuna rağmen işaret üzerindeki hakkın markanın ilk tesisinden itibaren davacıya ait olduğu, taraf markalarının şekil kısımlarının kopya düzeyinde benzer olduğu, orta dikkatli tüketicinin tanınmış şekil kısmını davalı ürünü üzerinde gördüğünde ürünün davacıya ait olduğunu düşünebileceği veya davacı markasının bir başka versiyonu olduğunu veya başka bir şirketle birleşmiş olabileceğini düşüneceği, CAFE CROWN ibaresinin bu iltibası önlemeyeceği, davacının marka kapsamındaki kahve ve kahve esaslı ürünler yer alıp davalı markasında bunlara ek olarak başka ürünlerde mevcut olduğu,
benzer ürünlerle sınırlı olarak davanın kabulü gerektiği, tescilli markanın kullanımı yasal olduğundan diğer taleplerin reddi gerektiği sonucuna varılarak, davalı adına tescilli 2005 8217 ve 2005 8218 nolu markaların kahve, kakao, suni kahve, moka, çayevleri, kahve yerine geçen maddeler ile kahve, kakao esaslı içecekler ile kafe ve kahve dükkanı hizmetleri, çay evleri ürün ve hizmetleri için kısmen hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalıya ait iki adet markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu markaların kapsadığı 43. sınıf 01 alt grupta sayılan bir kısım hizmetlerin davacı adına tescilli markalarda yer alan 30. sınıftaki mallar ile benzer olduğu benimsendiğine göre, 556 sayılı K.H.K.nin 8/1-b bendi ve Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına ilişkin Tebliğ hükümleri itibariyle 43. sınıf 01 alt grupta sayılan tüm hizmetleri kapsayacak şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken; aynı tür olarak kabul edilen 43. sınıf 01 alt gruptaki hizmetlerden bir kısmı yönünden dava konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4997, K. 2010/1132, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama