KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5147 E., 2010/3539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2007 tarih ve 2006/175 - 2007/884 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davacı avukatı Rabiya Didem Yazıcı ile davalı avukatı Serkan Kaya gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin deterjan ve temizlik ürünlerini imalat ve satışı yapan şirket olup, davalının ise bu ürünleri alıcılarına taşıyan lojistik firması olduğinu, 18.11.2005 tarihinde dava dışı müvekkilinin müşterisi olan Metro Gros Market Ltd.Şti.'ne götürülmek üzere davalı tarafından teslim alınan malların alıcısına teslim edilmediğini, davalıya teslim edilen malların Euro Paletlerle taşındığını, davalının dava konusu taşıma ve başka taşımalarda aldığı toplam 430 adet Euro Paletleri iade etmediğini ileri sürerek, 15.076,10 YTL mal bedeli, 3.805,50 YTL palet bedeli olmak üzere toplam 18.881,60 YTL'nın davalıya çekilen ihtarname tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya depolama ve taşıma hizmeti verdiğini, müvekkilinin davacıdan navlun alacağının olduğunu, TTK'nun 794. ve MK'nun 950. Maddesi hükmü uyarınca davacı tarafından taşınmak üzere verilen emtia üzerinde hapis hakkının kullanıldığını, durumun davacıya 09.02.2006 tarihli ihtar ile bildirildiğini, davacının navlun borcunu ödediğinde hapis hakkı kullanılan malların davacıya iade edileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının davalıya aralarındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle 1.310 YTL borçlu olduğu, davalının da bu miktar kadar hapis hakkının bulunduğu, davacının bu borç nedeniyle aleyhine yapılan icra takibi sonucu borcunu ödediği, bu durumda davalının hapis hakkını kullandığı malın
değerinin tamamından sorumlu olduğu, paletin eşyayı muhafaza eden bir çeşit ambalaj olduğu, bunun bedelinin emtia bedeline dahil olup ayrıca istenemeyeceği, nitekim ihtarda da bu bedel istenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.076 YTL'nın 13.766.10 YTL'lık bölümünün temerrüt tarihi 19.01.2006 tarihinden itibaren, bakiye 1.310 YTL'nın ise davacı tarafın davalı tarafa olan borcunu ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının savunmasında ileri sürdüğü hapis hakkına konu alacağın icra dosyasına davacı tarafından ödenip borç sona erdirildiği anlaşılmakla, davalının hapis hakkını kullanmasının sonuca etkili olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5147, K. 2010/3539, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama