KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5353 E., 2010/1478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2007 tarih ve 2006/232-2007/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı TPE vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı vekili Av. ... ile davalı Değirmenci Gıda San. ve Tic. Ltd.
Şti. vekili Av. ... gelip, davetiye tebliğine rağmen TPE vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ülker grubuna dahil olarak gıda sektöründe iştigal ettiğini, 07.11.1983 yılından itibaren tescilli “Besler GÖZDE” markasının sahibi olduğunu, davalı şirketin iltibas yaratacak şekilde “GÖZDE” markasını tescil ettirmek üzere diğer davalı nezdinde başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılan itirazın Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, bu ret kararına yaptıkları itirazında Y.İ.D.K. tarafından reddedilmiş olduğunu, önceki kullanma ve tanıtımdan doğan hakları bulunduğunu, “GÖZDE” ibarelerinin birebir aynı olması nedeniyle iltibasa yol açacağını,
emtiaların birebir aynı olmasa da aynı sınıfta yer aldığını, davalının başvurusunun tescil edilmemesi gerektiğini ileri sürerek, Y.İ.D.K. kararının iptali ile davalı şirketin tescil başvurusunun kesinleşmesi halinde emtia listesinde şekerlemeler dışında kalan emtiaların çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taklit etme amaçları olmadığını, markalar arasında ciddi ayırıcı unsurlar bulunduğunu, ilk bakışta benzerliğin bulunmadığını, emtiaların da aynı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...E. vekili, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının markası ile davalının başvurusunun ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, davacının markasının esas unsuru ile davalının başvurusunun tek ve asıl unsuru olan “Gözde” kelimesinin aynı olduğu, yazım karakterleri ve renklendirme nedeniyle oluşan farklılığın iltibas tehlikesini ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, markalar arasındaki yüksek düzeyli benzerliğin mallar itibariyle yapılan karşılaştırmada da etkili olduğu, davacı markasındaki bisküvi ile davalı başvurusundaki ürünlerin alıcı kitlesinin aynı olduğu,
aynı raflarda satılacakları, dolayısıyla alıcı kitlesi nezdinde karıştırma ihtimali bulunduğu, 8/1-b anlamında davacının markasının davalı başvurusunun uyuşmazlık dışında olan şekerlemeler dışında tesciline engel olacağı, davalının daha önceden tescilli markası nedeniyle kazanılmış hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Y.İ.D.K. kararının şekerlemeler dışında kalan bütün mallar yönünden kısmen iptaline, davalı şirket adına yapılan başvuru işlemden kaldırılmış ve tescil gerçekleşmemiş olduğundan hükümsüzlük isteminin konusuz kalması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...E. vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, her iki davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5353, K. 2010/1478, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama