KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5613 E., 2010/1895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.07.2007 tarih ve 2004/507-2007/487 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve karşı davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacı ve karşı davalı avukatı ile davalı ve karşı davacı ...
Karaali gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Elmadağ Şubesi müşterisi olup, davacının davalı banka nezdinde bulunan vadeli hesabına gecelik mevduat faizi olarak 19.02.2001-28.02.2001 (dahil) tarihleri arasında gecelik yüksek faiz uygulanacağının davalı banka tarafından taahhütte bulunulduğunu, davalı İktisat Bankası A.Ş.'ne 14.03.2001 tarihinde el konularak yönetim ve denetiminin TMSF' na devredildiğini, 16.03.2001 tarihinde davalı banka yetkililerince davacının bilgisi dışında 474.368.782.520 TL' na el konulduğunu, yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 474.368.482.520 TL'nin 16.03.2001 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı(karşı davacı) vekili, davacının kendisi gibi maddi yönden güçlü kişilerle birleşerek büyük mevduatlar oluşturup bankanın müzayaka durumundan yararlanarak, yüksek faiz oranı aldığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı dava ile de istenen bedelden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 07.06.2004 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı (karşı davacı) yararına bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, davalı bankanın TMSF' na devredilmeyen banka ve kurumların aynı tarihlerde uyguladıkları faiz oranlarının üzerinde faiz ödediği, davacının davalı bankanın müzayaka nedeniyle uygulamak zorunda kaldığı faiz oranından yarar sağladığının belirgin olduğu sonucuna varılarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı(karşı davalı) vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5613, K. 2010/1895, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama