KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/6498 E., 2010/2411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2008 tarih ve 2007/121 - 2008/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Belgrad, Sırbistan-Karadağ'da faaliyet gösteren Merter Tekstil D.O.O.'ya üretmiş olduğu ihraç konusu ürünleri vesaik mukabili teslim şartıyla (Banka Draft Dekontu görüldüğünde teslimi) satımı konusunda anlaştığını, davalının vesaik mukabili banka draft dekontu görülmeden malların teslim edilmemesi gerektiği yükleme talimatıyla malın nakliyesini üstlendiğini, müvekkilinin davalı taşıyıcı firma aracılığıyla 18.02.2005, 25.02.2005, 04.03.2005, 15.03.2005, 19.03.2005 tarihlerinde toplam (39.942,00) Euro bedelli mal sevkiyatı yaptırdığını,
davalı taşıyıcının banka draftı görülmeden malları alıcısına teslim etmemesi gerekirken kusurlu davranarak talimat dışında hareketle müvekkilinin zararına alacak şekilde malları alıcısına verilmek üzere gümrüğe teslim ettiğini, mal bedelinden 13.084,00 Euro'luk kısmın alıcı şirketten tahsil edilebilmesine karşın bakiye mal bedelinin tahsil edilemediğini, davalının açıkça bilerek kötüniyetli hareketinin mevcut olduğunu ileri sürerek, (26.857,00) Euro'nun malların teslim tarihi itibariyle ticari işler için uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu olan taşımalardaki en son mal tesliminin 24.03.2005 olup, CMR 32. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında yapılan taşıma sözleşmesi bulunmadığını, yüklerin müvekkilince Sırbistan'a götürüldüğünü, o dönem Sırbistan'a özellikle Türkiye'den yapılan taşımalarda araçların tamamının gümrük makamlarının talimatları gereğince Sırbistan Gümrük Müdürlükleri'ne mecburen indirildiğini, müvekkilinin yükü alıcıya değil gümrüğe teslim ettiğini,
malların bedeli ödenmeden Gümrük Müdürlüğü'nden teslim alındıysa bundan müvekkilinin sorumlu olamayacağını, daha ilk taşımada Sırbistan makamlarının bu uygulamasının davacı şirkete bildirilmiş olmasına rağmen davacının bir alternatif sunmaması ve hatta mal bedellerinin alıcıdan teslimde olmasa da sonradan tahsil edilebileceğini bildirdiğini, davacı yükleme talimatın müvekkiline ulaştırmadığını, müvekkili sorumluluğunun yükün hasarsız bir şekilde gümrüğe teslimi ile sona erdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davalı taşıyıcının malı vesaik almadan teslim etmesine rağmen alıcı tarafından teslimin inkar edilmediği, hatta bir kısım ödemelerin yapıldığı, ancak kendi müşterilerinden genel şikayetler üzerine ödemelerin durdurulduğu, banka yerine banka vesaiki alınmadan malı teslim etmenin veya ordinoyu banka yerine alıcı adına düzenlemenin ağır kusur teşkil etmeyeceği, zamanaşımı süresinin bu nedenle 1 yıl olduğunun kabulünün gerektiği, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesine göre son teslimin 24.03.2005 tarihinde yapıldığı, 3 ay eklenmekle zamanaşımının 24.06.2005 tarihinde başlayacağı, davacının ise zamanaşımı süresi dolduktan sonra 19.02.2007 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/6498, K. 2010/2411, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama