KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/6652 E., 2010/2682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.11.2007 tarih ve 2006/58 - 2007/693 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.08.1996 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin davalının Meşrutiyet/Ankara acentesi olduğunu, davalının 28.02.2002 tarihinde hiçbir gerekçe göstermeden sözleşmeyi feshettiğini, işlerin tasfiyesi ve fiili ilişkinin bitirilmesinin 28.02.2003 tarihinde tamamlandığını, müvekkilinin 2003 yılı Şubat ayına ait hakedişi ile anlaşma sağlanarak iş yerinde bırakılan demirbaşlardan dolayı davalıdan (18.208.637.104.-)TL alacaklı olduğunu,
öte yandan taraflar arasındaki sözleşmenin 43. maddesi uyarınca davalının üç ay önceden ihbar koşuluna uymaksızın akdi feshetmesi nedeniyle üç aylık kazanç kaybı alacaklarının oluştuğunu, bu kaleme yönelik (28.202.990.626.-)TL’nın ve yine açığa imzalı olarak düzenlenen teminat senedinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmiş olması nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini, davacının müvekkilinden alacaklı olduğu rakamın (17.418.267.104.-)TL olduğu, bu bedel dışında hiçbir borç bulunmadığını belirterek, fazlaya dair her türlü talebin reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacı acente nezdinde yapılan denetimlerde davacının eksikliklerinin saptandığı ve bunların davacı tarafından giderilmediği, davacının bu eksikliklerinin davacı yanın sözleşmeyi açık ihlali olup, haklı nedenle feshedilen sözleşmeden dolayı kar mahrumiyeti istenemeyeceği, davalı defterlerine göre davacının talep edebileceği miktarın 17.895.967.191.-TL olabileceği, davalının esasa cevap süresi içerisinde bu miktarı kabul ettiği ve hatta bir kısım ödeme yaptığı, yapılan ödeme miktarı düşüldüğünde davacının 10.191.563.421.-TL alacağı kaldığı gerekçesiyle,
davanın kısmen kabulüyle 10.191.563.421.-TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş,kararın taraflar vekillerince ayrı ayrı temyizi üzerine Dairemizin 14.06.2005 tarihli kararı ile mahkeme kararı taraflar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmak ve bilirkişi raporu alınmak suretiyle dava dilekçesinde talep edilen hak ediş ve demirbaşlar bedeli ile teminat senedinin iadesi taleplerinin ödemeler yapılıp teminat senedi iade edildiğinden konusuz kalan talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, gelir kaybına yönelik talebin ise davalının feshinin haklı olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/6652, K. 2010/2682, 10 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama