İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/7118 K.2010/2899

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2004/927-2008/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010…

Esas2008/7118Karar2010/2899Tarih16 Mart 2010Okuma5 dk · 970 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/7118 E., 2010/2899 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

970 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2004/927-2008/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010 gününde davacılar Avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı ... kimya Ltd.Şti.nin neden olduğu patlama ve yangın nedeniyle zarar görmeleri üzerine bu şirket aleyhine açtıkları tazminat davasını kazandıklarını, şirketin olayda tüm mal varlığını kaybetmesi nedeniyle, ilamlı icra alacağının tahsilinin mümkün olmadığını, daha önce o dava sırasında sigortalı şirketin alacaklı olduğu yerlere ihtiyati tedbir kararı konulduğunu, bu kapsamda davalı sigortacının işyeri sigorta poliçesi nedeniyle sigortalı şirkete olan tazminat borcu üzerine de tedbir konulduğunu, sigortalının davalıdan alacağını takip etmediğini,

ilamlı icra sırasında davalıya İİK’nun 89/1 ve 2 nolu haciz ihbarnamelerinin çıkarıldığını, ancak davalının itirazda bulunduğunu, oysa sigortalısına ödemesi gereken işyeri poliçe tazminatını sigortalının eylemlerinden zarar gören alacaklı davacıların başlattığı takip dosyasına davalının yatırması gerektiğini, sigorta hasar dosyasının celbi ile ödenmesi gereken tazminatın tespiti gerektiğini ileri sürerek,

davalı şirketin anılan poliçe nedeniyle borçlu olduğunun tespitine, icra dosyasına vaki itirazın reddine, poliçe hasar bedeli olarak şimdilik 55.000.00 YTL tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıların sigortalı ya da lehine sigorta yapılan kişilerden olmadığını, sigortalı ...Ltd.

Şti.’nin 2 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde sigortacısı müvekkilinden bir tazminat talep etmediğini, etseydi vaki tedbir nedeniyle sigortalı lehine doğmuş bir alacak bulunmadığından, İİK’nun 89/1 ve 2 nci maddelerine dayalı haciz ihbarnamelerine olumsuz yanıt verdiklerini, kaldı ki tedbir kararının devam ettiğini ve talep miktarının da fahiş olduğunu İİK’nun 120/2 nci maddesi uyarınca davacıların borçlunun alacağını tahsil edebilmek için borçluyu temsil yetkisi kazanmış olup, borçlunun haklarına halef olamayacaklarını, temsil yetkisi alındığı ondan önce sigortalının alacağının zaman aşımına uğradığını savunarak,

davanın dava hakkı bulunmaması ve zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının sigortalısının verdiği zarar nedeniyle oluşan sorumluluk teminatı kapsamında davalıdan talepte bulunulması, davacıların sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması, sigortalının sorumluluğunun genel hükümlere göre ele alınmasının ve TTK’nun 1268 nci maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmamasının gerekmesi karşısında zaman aşımı def’inin reddedildiği, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, davacıların sigortalı aleyhine aldıkları ilamın icrasında davalının sadece İİK’nun 89/1 nci ihbarnamesine itiraz eden durumunda olduğu,

kesinleşen ilam kapsamına göre, davalının, sigortalısına poliçeye dayalı tazminat borcunun bulunduğu, davacıların komşu olarak gördükleri zarar nedeniyle mali sorumluluk teminatı kapsamında bilirkişi raporuna göre 9.205,00 YTL’nı talep etme haklarının bulunduğu gerekçesiyle, İİK’nun 89/1 nci maddesi ihbarı nedeniyle davalının davacı takip alacaklılarına 9.205,00 YTL borçlu bulunduğu anlaşılmakla, davalının buna ilişkin itirazının iptaline, bu meblağın 20.11.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacılara verilmek üzere icra dosyasına yatırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Taraf vekillerinin temyizine gelince; dava dilekçesine, davacılar vekilinin 06.12.2004, 25.07.2006, 06.11.2007 tarihli dilekçelere ve 26.06.2007 tarihli ara karara açıklama içeren tarihsiz dilekçesine göre, dava, davalının, sigortalısı şirkete işyeri sigorta poliçesi nedeniyle iş yeri zararına ilişkin ödemesi gereken tazminat borcuna ilişkin olarak o davada konulan tedbir nedeniyle davacıların alacağının güvence altına alındığı, sigortalı hakkında başlatılan ilamlı icra sırasında ayrıca davalıya İİK’nun 89 ncu maddesine dayalı ihbarnamelerin tebliği nedeniyle de davalının sigortalısına olan tazminat borcunu icra dosyasına yatırması gerektiği iddiasına dayalıdır.

Davalı vekilinin, daha yukarıda özetlenen zaman aşımı def’ine karşılık davacılar vekili, ihtiyati tedbirin 2 yıl içinde konulduğunu ve halen ayakta olduğun, iş bu davanın zaman aşımına uğramadığını, ihtiyati tedbir nedeniyle sigortalının zaten istese de davalıdan tazminat alamayacağını, sigortalının 2 yıl içinde davalıya başvurmamış olmasının davacıların tedbire ve İİK’nun 89 ncu maddelerine dayalı alacağını etkilememesi gerektiğini, İİK’nun 120/2 nci maddesine dayalı yetki ile açılan bu davanın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, tedbirin konulduğu o davanın sonunda davacıların talep hakkı doğacağından zaman aşımının başlamayacağını,

o davanın kabulü üzerine icra takibi yaptıklarını, İİK’nun 89 ncu maddesine dayalı ihbarnamelere davalının itirazı üzerine iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, zaman aşımının dolmadığını anılan dilekçelerinde ileri sürmüştür.

Mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı def’inin davayı poliçedeki komşuya verilen zararlara ilişkin sorumluluk klozu kapsamında değerlendirmek ve buna göre davacılar ile davalı arasında bu kloza dayalı poliçe sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, zamanaşımının genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak, 26.06.2007 tarihli ara karar ile reddine karar verilmiştir.

Oysa, davanın anılan kloza ilişkin olmadığı belirgin olup, davalının zamanaşımı def’inin ve buna yönelik davacının aksi yöndeki iddiasının, davanın konusu ve niteliğine göre ele alınması, ihtiyati tedbire ve İİK’nun 89 ncu maddesine davanın davacının davalıdan olan alacağının sigortalının zamanaşımına uğramış bir alacağı niteliğinde olup olmadığının, şayet öyle ise anılan alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının, zamanaşımını kesen ya da durduran bir olgunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,

davanın nitelenmesinde düşülen yanılgıya dayalı olarak zamanaşımı def’inin de bu yanlış temele dayalı olarak tartışılması sonucu zamanaşımın def’inin reddi ile esasa girilmesi eksik incelemeye dayalı olduğu gibi, genel hükümlere dayalı gerekçenin hangi hukuki nedene ve süreye dayalı olduğunun açıklanmaması da doğru olmamış, taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin işyeri hasarına yönelik poliçe tazminatına ilişkin diğer temyiz itirazının incelenmemesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/7118, K. 2010/2899, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/7118
Karar No
2010/2899
Tarih
16 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/7120 K.2010/3578
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/7121 K.2010/3026
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/7126 K.2010/2987
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/7128 K.2010/4763
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/7131 K.2010/4762
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/7144 K.2010/4769

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.