KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/7757 E., 2010/3594 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2008 tarih ve 2001/554-2008/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin Etibank A.Ş (Esbank TAŞ Kadıköy Şubesi) Suadiye şubesinin mudisi olup 26.01.2000 tarihinde açılmış mevduat hesabına 220.753 DEM para yatırıldığını vaki para çekmelerden sonra 26.06.2001 tarihi itibarıyla 102.069;10 DEM (68.954,44)YTL para kaldığını, davalının haksız yere mevduat hesabına bloke koyarak ödeme yapmadığını beyanla 102.069,10 DEM paranın 01.08.2001 tarihine kadar banka mevduat faizi üzerinden ve 01.08.2001 tarihinden itibaren ise temerrüt faizi uygulanarak davalıdan tahsiline, çekilen üzüntü nedeniyle 5.000 YTL manevi tazminatın hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ... Turizm Tic.ve Nakliyat Ltd.Şti'nin kullanmış olduğu krediye kefil olduğunu, kullanılan kredinin taahhüt açığının teminatı için paranın hesapta tutulduğunu, açık kapatıldığından rehnin çözüleceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, Esbank Kadıköy Şubesi'nce Yatırım Teşvik Belgesine dayanılarak dava dışı ...
Turizm Tic.Nakliyat Ltd.Şti. ile 1.000.000 USD tutarlı umumi kredi taahhütnamesinin imzalandığı taahhütnamede davacının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, taahhütname uyarınca dava dışı şirkete döviz cinsi kredi kullandırıldığı, sözleşmenin 9.maddesi uyarınca kural olarak davalı bankanın davacının mevduat hesabı üzerine bloke koymasının mümkün olduğu, davalı bankanın ipotek koyduğu taşınmazın değerinin 17.05.2007 tarihi itibarıyla 828.000 YTL olduğu,
buna karşın alacağının ne miktar olduğu kesinlik kazanmamış ise de 137.166,75 YTL olduğunun kabulü halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla davalı banka alacağının gayrimenkulün satışından elde edilebileceği, bu durumda davalı bankanın eyleminin MK'nun 2.maddesine aykırı olduğu,
salt sözleşme hükmüne dayanılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüyle 52.587,99 Euro asıl alacak ve 1.027;76 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.615,75 Euronun asıl alacağa 05.08.2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı banka, genel kredi sözleşmesi gereğince müşterisi ... Turizm Ticaret ve Nakliyat Ltd. Şti.'ne kredi kullandırmış ve kredinin teminatını oluşturmak üzere müşteriye ait gayrimenkul üzerine ipotek konulmuştur. Davacı ise kredi sözleşmesini kefil olarak imzalamışlardır.
İİK'nun 45'inci maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılabilir. İİK.nun 45'inci maddesindeki düzenleme borçlu ile ilgili bir düzenleme olup, takip ya da ihtiyati haciz konusu alacağın kefilleri ile ilgili bir düzenleme değildir. Kefillere ilişkin özel düzenleme ise BK.nun 487/1'nci maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
O halde, davacı bankanın, kredi sözleşmesinde müşterek müteselsil borçlu ve kefil sıfatı taşıyan davacı aleyhine rehine başvuru şartı olmaksızın BK.nun 487/1'inci maddesine dayanarak talepte bulunmasında yasada engel bir durum bulunmadığı gibi, kredi sözleşmesinin 9.maddesi hükmü doğrultusunda davalı bankanın davacı hesabına bloke koymasında da bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davacı kefilin borç miktarı uyarınca hesabına bloke konulmasının mümkün olduğu kabul edilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken, alacağın ipotekle temin edildiği ve ipotek miktarının borç miktarının çok üzerine bir teminat içerdiği, davalı bankanın eyleminin MK’nun 2.maddesine aykırı olduğu yolundaki gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/7757, K. 2010/3594, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama