KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8595 E., 2010/508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2008 tarih ve 2006/57-2008/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 6.000 YTL bedel için kefili olduğu kredinin ödenmemesi üzerine başlatılan takip sonucu müvekkilinden 28.052,52 YTL tahsilat yapıldığını, oysa müvekkilinin kefalet limiti itibariyle bu miktar borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davalı tarafından fazladan alınan 16.800 YTL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ihtirazı kayıt koymaksızın takip borcunu ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıdan 11.931,32 YTL tahsil edilmesi gerekirken davalı tarafından 16.131,20 fazla tahsilat yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.131,32 yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi kefili olan davacıdan icra takibi ile fazla tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
BK’nın 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Mahkemece verilen karardan sonra dosyaya ibraz edilen Yalova Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 11.2.2008 tarihli yazısına göre davacının kısıtlandığı bildirildiğinden mahkemece, davacı vekili avukat Levent Ilgın’nın davacıyı temsil yetkisinin sona erip ermediği ve buna nazaran davacının davayı takip yetkisinin bulunup bulunmadığı belirlenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8595, K. 2010/508, 19 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama