KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8675 E., 2010/486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Niğde 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.10.2007 tarih ve 2005/317-2007/603 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ‘Aygaz’ markasını kullandığını, davalının bayi olmadığı halde müvekkilinin markasını taşıyan tüpleri ticari amaçla bulundurarak piyasaya sunduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, dolu ve boş tüplerin toplatılmasına, eylemin men’ine, 5.000.00 TL manevi tazminatın tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde davacının markalarını taşıyan tüpleri bulundurduğu, hakkındaki ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, tüpleri doldurarak tekrar satışa sunduğunun kanıtlanamadığı, eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil etmediği, haksız rekabet oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına dayalı istemin reddine, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 1.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, men’i ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının haksız rekabette bulunduğu tespit edilerek manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu yapılabilecek farklı istemlerin tek bir davada ileri sürülmesi mümkün olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denir. Somut olayda da davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir.
Öte yandan, davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. Bu mahkemelerde bakılan davalarda hükmedilecek vekalet ücreti AAÜT’nde genel mahkemelerden ayrı olarak düzenlenmiştir. Bu durum karşısında, kabul edilen haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi için geçerli vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8675, K. 2010/486, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama