KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8929 E., 2010/4712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.03.2008 tarih ve 2006/257 - 2008/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010 gününde taraf vekilleri tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı tarafın “merkezleme çıkıntısı olan ispanyolet dişlisi ve muhafazası” ile “Vida delikleri gizlenmiş sac menteşe” isimli iki ürünü Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı nezdinde tescil ettirerek 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği faydalı model belgesi aldığını, tescile konu ürünün yenilik özelliği bulunmadığını ileri sürerek, davalı lehine verilen faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin faydalı model başvurusuna itiraz etmeyen davacıların 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 161 nci maddesi gereğince hükümsüzlüğün tespiti davası açma hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafın 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 161 ve 165. maddeleri ile ilgili iptal istemi ile Anayasa Mahkemesi’nde açılan dava sonucunun beklenilmesini talep etmiş ise de, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye dönük uygulanmasının mümkün olmadığı ve her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlandırılması gerektiği, davalı tarafın tescil belgesi için başvurusu sırasında itiraz ettiklerini davacı tarafın kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2003/13967 Esas,
2004/10358 Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davaya konu TR 1998 01047 Y sayılı faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK’nin 156. maddesinde belirtilen yenilik unsurunu taşımadığı,
TR 1999 03195 Y sayılı faydalı model belgesinin ise TPE’ye başvuru tarihinde yeni olmadığı yolundaki iddianın davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne davalı adına tescilli TR 1998 01047 Y sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli 03195 Y sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname’nin 129 ve 130. maddelerine dayalı olarak açılmış olan hükümsüzlüğün tespiti davasıdır.
551 sayılı KHK’nın 166. maddesi uyarınca somut olayda uygulanması gereken aynı KHK’nin 130. maddesi uyarınca davanın sicilde hak sahibi olan kişiye karşı açılıp, yürütülmesi gerekir.
Dava tarihi itibarıyla faydalı model belgesinin davalı adına olduğu anlaşılmakta ise de davalı şirket 05.08.2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan birleşme sözleşmesine göre dava dışı Gretsch-Unıtas Yapı Elemanları San.ve Tic.A.Ş. bünyesinde birleşmiş ve birleşme işlemi 16.09.2003 tarihinde faydalı model siciline kayıt edilerek faydalı model belgesinin sicilde hak sahibi de bu şirket olmuştur.
Tüzel kişiliğin son bulması ile artık eski tüzel kişinin taraf ehliyeti de son bulur. Tüzel kişiliği son bulan eski tüzel kişinin mal varlığına ilişkin davaların son bulan tüzel kişinin kanuni halefi olan tüzel kişiye karşı sürdürülmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece davanın sicilde hak sahibi görülen şirkete tebligat yapılarak ona karşı yürütülmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak tüzel kişiliği sona ermiş şirket hakkında davaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8929, K. 2010/4712, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama