KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9038 E., 2010/4662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.03.2008 tarih ve 2006/522 - 2008/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ...
San.A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı ...Ş. avukatı ... gelip, diğer davalı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Fransa'da yerleşik Dünyanın önde gelen kozmetik ürünleri imalatçısı olduğunu, davacının 19.07.2000 tarihinden geçerli olmak üzere tescil ettirdiği NOA markasının Dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye'de bilinen bir marka haline geldiğini, davalı ...
San.A.Ş.'nin adına tescilli INSIST markası ile birlikte NOVA ibaresini de ihtiva eden marka-tanıtma vasıtasını ve sunuluş biçimlerini kullanarak satış yapmaya başladığını, bu mamüllerin diğer davalıya ait işyerine perakende olarak satıldığının belirlendiğini, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıların eyleminin haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 10.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan reeskont faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... San.A.Ş. vekili, müvekkilinin kendisi adına tescilli markasını kullandığını, müvekkilince kullanılan "In Sist Nova" markasının davacıya ait NOA markası ile benzer olmayıp, davalı markasının davacının markasına benzer tasarım ve sunum içinde kullanıldığına ilişkin iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin davacı markasının taklit edildiğini bilmesi mümkün olmadığını, kaldı ki taraf markalarında benzerlik bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait 2000/14644 sayılı "NOA" ibareli marka ile davalı ...Ş.'nin ürettiği ve bir kısmı diğer davalının işyerinde ele geçen "INSIST+NOVA" ibareli kullanım karşılaştırıldığında sesçil, görünüm ve tüketici üzerinde bıraktıkları genel intiba ile 556 sayılı KHK'nin 9/1-b maddesi anlamında benzer olduğu ve bu benzer markanın davacı markası kapsamında bulunan aynı ürünler ile
ilgili olarak davalı ...Ş. tarafından parfüm emtiası üzerinde bulundurulduğu, davalı ...ş. Eyleminin 556 sayılı KHK'nin 9/1-b maddesi anlamında davacı markasının benzerini kullanması niteliğinde olduğu ve 556 sayılı KHK'nin 61-a maddesi yollaması ile markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, kusurlu olan davalı ...Ş.'nin manevi tazminattan sorumlu olduğu sonucuna varılarak,
davalı ...Ş.'nin kendisine ait INSIST ibareli marka ve diğer tanıtıcı bilgiler ile birlikte davacıya ait 2000/14644 sayılı marka ile birlikte ürettiği piyasaya sunduğu diğer davalının da işyerinde sattığı parfümeri ve kozmetik malzemelerinin saptanan nitelikleri itibariyle davacının NOA ibareli markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalıların tespit edilen haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz eylemlerinin ref ve men'ine, 10.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalı ...Ş.'den tahsiline, diğer davalı hakkındaki manevi tazminat isteminin reddine,
maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karar, davalı ... Koztemik A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK'nin 62/1-b maddesi gereğince manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9038, K. 2010/4662, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama