KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9054 E., 2010/406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.01.2008 tarih ve 2007/208-2008/7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin tescilli TSE markasını sözleşme yapmadan ürettiği Melis markalı katlanır balkon kapatma sistemleri için bastırdığı broşürde kullandığını, bu eylemi ile müvekkilini maddi zarara uğrattığı gibi itibarını da zedelediğini ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik TSE Belgelendirme Talimatının 29. maddesi gereğince 3.350.000.000 TL maddi ve 3.350.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 21.05.2007 tarih 2006/4452 esas, 2007/7710 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının davacıya ait markayı izinsiz olarak işletmesinin reklam ve broşürlerinde kullandığı ve davacı markasına tecavüzün gerçekleştiği, tecavüz eyleminin boyut ve niteliği, eylemin süresi, davalı işletmenin ticari büyüklüğü ve hitap ettiği müşteri kitlesi gibi özellikler değerlendirilerek maddi tazminat miktarına eşit seviyede manevi tazminat miktarı verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.213,88 TL. maddi ve 1.213,88 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9054, K. 2010/406, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama