KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9084 E., 2010/617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2007 tarih ve 2006/488-2007/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Flex Seramik” ibaresinin tescili amacıyla davalılardan Türk Patent Enstitüsü'ne yaptıkları başvurunun davalı şirketin “Flex” ibareli markası da gerekçe gösterilerek en son davalı TPE'nün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca 556 sayılı KHK’nın 7/1-a, b, c ve f maddeleri uyarınca reddedildiğini, oysa müvekkili markasının ayırt edici özelliği bulunduğunu, redde dayanak gösterilen markanın bilişim sektöründe olduğunu, müvekkili markasının ise seramik emtiasını içerdiğini, yanıltıcı olmadığını, tam tersine müvekkilinin ürettiği bir tür seramiğin özelliğine işaret ettiğini ifade ederek,
Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2006-M-1527 sayılı kararının iptali ile müvekkilinin 2004/15209 sayılı “Flex Seramik” marka başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan TPE vekili, alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı başvurusunun “Flex Seramik” sözcüğünden oluştuğu, “flex” ibaresinin İngilizcede “bükmek, esnetmek, esnek olan, esnetilebilir, plastik kablo” gibi anlamları olduğu, davacı başvurusunun dilimize “esnek seramik” olarak çevrilebileceği ve ayırt ediciliğinin bulunduğu, “seramik” kelimesinin seramikler için, markanın kullanılacağı malın cinsini ifade etmesi dikkate alındığında asıl unsur olarak alınamayacağı ve bu anlamda herkesin kullanımına açık olduğu,
davacı başvurusunun yeni geliştirilen bir tür “esnek seramik" için kullanılacağı, bu durumda markanın bir bütün olarak kullanılacağı “esnek seramiklerin” özelliğini belirteceği, dolayısıyla malın karakteristik özelliklerini ifade ettiği, markanın sadece “esnek seramik ve seramikten mamül” mallarda kullanılacağı anlaşıldığından, diger mal ve hizmetler için yanıltıcı olacağı, ancak başvuru kapsamındaki malların tamamının seramikten yapılmış mamuller olduğu dikkate alındığında, başvurunun yanıltıcı kabul edilemeyeceği ve 556 sayılı KHK’nin 7/1-f maddesi anlamında reddinin yerinde bulunmadığı,
davacı başvurusundaki 'seramik" ibaresinin koruma istenen mallar yönünden cins adı olduğu ve sektördeki herkesin kullanımına açık bulunduğu dikkate alındığında başvuruda asıl unsurun 'flex' ibaresi olduğu, redde dayanak alınan davalı şirket markasının da tek ve asıl unsurunun 'flex' kelimesi olduğu, dolayısıyla başvurudaki "seramik" ilavesi nedeniyle önceki marka ile aynı değil ise de, ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9084, K. 2010/617, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama