KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9095 E., 2010/443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ankara Asliye 22.Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Ankara Asliye 22.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 22.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.07.2007 tarih ve 2003/100-2007/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ile birleşen davanı davalısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarında davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş’nin trafik ve kasko sigorta poliçeleriyle sigortaladığı müvekkili ...’ye ait aracın içinde oğlu davacı ... olduğu halde davalı ... tarafından kullanımı sırasında diğer davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı bulunduğu araçla kazaya karıştığını, özel üniversitede okuyan müvekkili ...’nin yaralandığını, eğitime devam edememesi nedeniyle öğrenim harcının boş yere ödendiğini, tedavi gördüğünü, diğer müvekkili aracında hasar meydana geldiğini ileri sürerek, davacı ... için 16.500.000.000 TL maddi, diğer müvekkili için, 7.884.670.000 TL maddi ve 2.000.000.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... Ltd.Şti., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın oluşumu sırasında davacı ...’e ait aracın davacı oğlu ... tarafından kullanıldığı, ceza dosyasında bu tespitin yapılarak hüküm kurulduğu, kazanın meydana gelmesinde davacı ...’ın 6/8, davalı ...’ın ise, 2/8 oranında kusurlu olduğu, davacıların zararlarının belirlendiği, davacı ...’ın kaza sırasında alkollü olması nedeniyle kendi sigortacısı davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş’den talepte bulunamayacağı, davalı ...
Ltd.Şti’nin aracı birleşen davanın davalısına kazadan önce geçerli şekilde devir ettiği, bu davalı hakkındaki atiye bırakıldığı, aracın sigortacısı Axa Oyak’ın sorumluluğunun da bulunmadığı, tedavi giderinin davalı Apdurrahman tarafından ödendiği gerekçesiyle davalı ...
Ltd.Şti. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı ..., Koç Allianz Sigorta A.Ş ve Axa Oyak Sigorta A.Ş hakkındaki davanın reddine, davacı ... için 4.125.00 YTL araç hasarı, diğer davacı için 679.26 YTL öğrenim harcı gideri ile 500.00 YTL manevi tazminatın davalı ... ile birleşen davanın davalısından tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ile birleşen davanın davalısı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... ile birleşen davanın davalısı vekilinin birleşen davaya yönelik tesis edilen karara yönelik tüm, asıl davaya dair aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı Axa Oyak Sigorta A.Ş’nin davalı ...’ın sürücüsü, birleşen davanın davalısının işleteni olduğu aracın trafik sigortacısı sıfatıyla asıl davada dava edildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Bu davalı hakkındaki dava yazılı gerekçe ile reddedilmiştir. Ancak, anılan davalı sigorta şirketinin zarara neden olduğu iddia edilen 68 DR 770 plakalı aracı 28.03.2002-28.03.2003 tarihleri itibariyle trafik sigorta poliçesiyle sigorta örtüsüne aldığı dosya kapsamıyla sabittir. Kaza, 05.10.2002 tarihinde gerçekleşmiştir. Asıl davada davalı Bilaloğulları Ltd.Şti. adına kayıtlı olan bu araç, kazadan önce 27.09.2002 tarihinde geçerli şekilde noter sözleşmesiyle birleşen davanın davalısına devir edilmiştir.
Davalı Axa Oyak Sigorta A.Ş ile davalı Bilaloğulları Ltd. Şti. arasında düzenlenen sigorta sözleşmesinin eki mahiyetinde bulunan ve o tarih itibariyle yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 9 ncu maddesi ‘Sigortalı aracın işletenin değişmesi halinde, devreden kişi onbeş gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır.
Sigortacı, sigorta sözleşmesini, durumun kendisine bildirilme tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir. Sigorta, fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir. Sözleşmenin feshi halinde işlemeyen günlere ait primler gün esasına göre iade olunur.
Ayrıca, yeni işletenin onbeş günü içerisinde sigortanın devamını kabul etmemesi veya araca başka bir sigorta sözleşmesi yapması halinde, bu sigorta hükümsüz kalacaktır.’ hükmünü içermektedir.
Öte yandan, meydana gelen zarardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısının eksik teselsül hükümlerine göre sorumlulukları söz konusudur. Bu nedenle, zarar gören teselsül hükümleri çerçevesinde tüm sorumluları dava edebileceği gibi, birini veya bir kaçını da dava edebilir. Aralarında mecburi dava arkadaşlığı olmadığından zarar sorumlularından biri hakkında açılan davanın takip edilmemesi diğeri veya diğerleri hakkındaki davanın da takipsiz bırakılması sonucunu doğurmaz.
Somut olayda asıl davada zarara neden olduğu iddia edilen aracın trafik sigortacısı sıfatıyla Axa Oyak Sigorta A.Ş ile sürücü ... birlikte dava edilmiştir. Zarardan müteselsilen sorumlu olduklarından ve biri hakkında verilen hükmün diğerini etkilemesi söz konusu bulunduğundan birbirleri hakkındaki hükmü temyiz etmede hukuki yararları mevcuttur.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan poliçe genel şartları hükmü değerlendirilip, davalı Axa Oyak Sigorta A.Ş’nin sorumluluğunun devam edip etmediği hususu açıklığa kavuşturulup, asıl davada diğer zarar sorumlusu sürücü davalı ... ile birlikte dava edildiği de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9095, K. 2010/443, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama