KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9100 E., 2010/449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karabük 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.06.2007 tarih ve 2006/260 - 2007/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile dava dışı kişiler arasında yapılan sigorta acentelik sözleşmesinin teminatı için taşınmazını ipotek ettiğini, müvekkili ve üçüncü şahıslar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, aylık %10 sözleşme faizi talep edildiğini öğrendiğini, resmi senedi incelemesinde de bu oranın yazılı olduğunu gördüğünü, sözleşmeyi imzalarken faiz oranının yıllık %10 olarak imzaladığını, esaslı hataya düştüğünü, bu haliyle sözleşmenin kendisini bağlamayacağını ileri sürerek, ipotek akdinde yer alan faiz oranın yıllık %10 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin açık olduğunu, davacının acentenin babası bulunduğunu, icra takibinin uzaması için davanın açıldığını belirterek reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında alacak-borç ilişkisi olduğu, sözleşme serbestisinin geçerli bulunduğu, ipotek akdinin resmi memur önünde düzenlendiği, esaslı hataya düşürüldüğüne dair kanıt sunulmadığı, amacın icra takibini geciktirmek olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9100, K. 2010/449, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama