KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9224 E., 2010/465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.05.2008 tarih ve 2007/355-2008/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında yaşadığını, müvekkilinin kayıp olan nüfus cüzdanına başka bir fotoğraf yapıştırılarak davalı bankadan kredi kartı alındığını, bu kredi kartına ait borcun ödenmemesi üzerine müvekkili aleyhine haksız yere icra takibi ve haciz işlemi yapıldığını, yine davalının müvekkili hakkında nitelikli dolandırıcılık, sahte kimlik tanzimi ve kullanmak suçlarından Konya C.Başsavcılığına yapmış olduğu suç duyurusuna konu soruşturma kapsamında müvekkili hakkında çıkarılan yakalama emrine istinaden 19.07.2007 tarihinde Kapıkule’den ülkeye giriş yaptığı sırada kolluk kuvvetlerince yakalanıp gözaltına alındığını,
20.07.2007 tarihi saat 17.00’ye kadar gözaltında kaldığını, müvekkilinin ve ailesinin mağdur olduğunu ileri sürerek, 3.500,00 YTL maddi ve 7.000,00 YTL manevi olmak üzere toplam 10.500,00 YTL’nin tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunarak, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, suç duyurusunun davacı için yapılmadığını, ... ismini kullanan kişi için yapıldığını, davacının da müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve bu konuda takipsizlik kararı verildiğini, menfi tespit davasında da bankacılık anlayışı gereği davayı kabul ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına düzenlenmiş sahte kimlikle davalı bankaya başvurularak kredi kartı alındığı, kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeni ile 27.08.2004 tarihinde takip başlatıldığı, davacının 04.10.2004 tarihinde Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açmış olduğu menfi tespit davasında davalı bankanın 23.06.2005 tarihli dilekçe ile davayı kabul ettiği, davalı bankanın davayı kabul etmesine rağmen 12.04.2005 tarihinde Konya C.Başsavcılığına davacı ve dava dışı şahıslar aleyhine şikayette bulunulduğu,
davacı hakkında 24.04.2006 tarihinde yakalama emri çıkartılarak bu yakalama emrine istinaden davacının 19.07.2007 tarih ve saat 19.30 da yurda giriş yaptığı sırada Kapıkule’de gözaltına alınarak 20.07.2007 günü saat 15.46’da salıverilmesine karar verildiği, davalı bankanın menfi tespit davasını kabul etmesine rağmen yapmış olduğu şikayeti geri almaması nedeni ile davacının hürriyetinden yoksun bırakıldığı, davacının ve ailesinin olaydan dolayı üzüntü duyduğu,
davacının gözaltına alınması nedeni ile eş ve çocuklarının konaklama, gözetim altındaki yerden, konaklama yerine gidiş geliş, yemek ve diğer harcamalara ilişkin maddi zararının 600,00 YTL olduğu, davalının şikayete konu ettikleri şahsın davacı olmadığı savunmasının yerinde görülmediği, davacı 04.10.2004 tarihinde menfi tespit davasını açtığından hakkındaki takip ve hacizlerden bu tarihte haberdar olduğu,
buna göre haksız takip ve haciz nedeniyle tazminat davasının BK’un 60/1. maddesi uyarınca öğrenme tarihinden itibaren yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı haksız icra takibi ve haciz yönünden davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, haksız şikayet yönünden davanın kısmen kabulü ile 600,00 YTL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 19.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, takdiren 2.000,00 YTL. manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 19.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak mahkemece, manevi tazminat yönünden zararın şikayet tarihinden itibaren doğduğu nazara alınarak şikayet tarihi olan 12.04.2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde yakalama tarihi olan 19.07.2007 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değilse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davacı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9224, K. 2010/465, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama