KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9287 E., 2010/405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2008/72-2008/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Puma AG nin Puma markaları ve logolarının Dünya genelinde ve Türkiye’de tescilinin sahibi olduğunu, bu çerçevede Puma markası etiketi veya logosu ile ilgili dizaynlarının bulunduğu her türlü tekstil ayakkabı aksesuar vs gibi ürünlerin üretme ve ürettirme hak ve yetkisine sahip olduğunu, Türkiye içinde ürün dağıtım ve satışını dava dışı Puma Spor Giyim San. ve Tic.
AŞ eliyle yapsa da zaman zaman fason üretimde yaptırdığını bunlardan birinin de davalı firma olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 18.04.2003 tarihinde “üretim ve teslimat sözleşmesi” düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre davalı üreticinin kendisinde kalan ikinci kalite ürünlerinin üçüncü şahıslara sunma veya pazarlama yetkisine sahip olmadığını, ikinci kalite ürünlerin derhal imha edilip bunu da müvekkiline ispat etmek zorunda olduğunu,
sözleşmenin 14/1 maddesine göre Puma’ya ait marka veya sair işaretlerin davalı üretici tarafından farklı bir şekilde yada Puma’nın belirleyeceği üçüncü şahıslar dışında başka alıcılara verme hakkına sahip olmadığını, buna rağmen müvekkiline ait davalı tarafından üretilen ürünlerin piyasaya sunulmak üzere depoda tespit edildiğini ileri sürerek, sözleşmede kararlaştırılan cezai şarttan kaynaklanan 1.248.270.- Euro dan şimdilik 100.000 Euro’nun davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin görevli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının “Puma” adı ile uluslar arası alanda tanınmış marka hakkına tecavüz nedeniyle bu davayı açtığı, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlığın bu kanun hükmünde kararname hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılarak, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9287, K. 2010/405, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama