KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9403 E., 2010/791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.03.2008 tarih ve 2007/297 - 2008/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın Tuzla Şubesi nezdinde bulunan hesabından internet bankacılığı yolu ile bilgi ve rızası dışında paralarının çekildiğini, olaya davalının güvenlik önlemlerinin yetersizliğinin neden olduğunu ileri sürerek, 1.370 YTL'nın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hesabından yapılan havale işlemleri nedeni ile müvekkili bankaya izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığını, müvekkilinin açık sözleşme hükmüyle davacı müşterinin uyması gereken kuralların ayrıntılı olarak açıklandığı halde davacının bunlara uymadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının uyuşmazlığı doğuran işlemde bir kusurunun bulunmadığı, sanal klavye uygulamasının bile bilgisayar korsanlığını engellemeye teknik olarak yetmeyeceği, davalı bankanın güvenlik önlemlerini müşterilerin tercihine bıraktığı ve kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.370 YTL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9403, K. 2010/791, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama