KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9404 E., 2010/698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2007 tarih ve 2005/1143-2007/1297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete zorunlu trafik sigortalı bulunan aracın çarpması sonucu hasara uğradığını ileri sürerek, ıslah ile birlikte (4.375) YTL'nın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının meydana gelen olayda 1/8 oranında, davalının sigorta ettiği araç sürücüsünün de 7/8 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın (4.000) YTL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
TTK.’nun 1299. maddesinin bir tekrarı niteliğindeki 2918 sayılı KTK.’nun 98/1 ve 99/1. maddeleri uyarınca zorunlu trafik sigortacısı, kendisine gerekli belgelerin iletilmesi ve rizikonun gerçekleştiğinin ihbarı tarihinden itibaren 8 iş günü içinde, zorunlu trafik sigortası teminatı dahilinde kalan gerçek zarar tutarını hak sahiplerine ödemekle yükümlüdür. Kendisine bu şekilde bir müracaat yapılmayan sigortacının temerrüde düştüğünden söz edilemez.
Somut olayda da dosya kapsamından, davacının davalı ... aleyhine açtığı delil tespiti davasında tespit kararının ve bilirkişi raporunun davalı Genel Sigorta AŞ.’ne 21.10.2004 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, davalı sigortacının 03.11.2004 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmelidir.
Bu durum karşısında mahkemece davalı ... şirketinin anılan tarihten itibaren sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru değil ise de; yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi, yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9404, K. 2010/698, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama