KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9541 E., 2010/753 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2006/728-2008/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Sincan Organize Sanayi Şubesi’nde USD, YTL ve yatırım hesapları bulunduğunu, bu hesaplardan müvekkillerinin bilgisi ve talimatı olmadan 14.02.2006 tarihinde internet aracılığı ile ... isimli tanımadığı bir kişinin davalı bankanın Ayşeçavuş Şubesi’de bulunan hesabına toplam 69.400 YTL para transferi yapıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 YTL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslahla 69.400 YTL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrelerin özenli saklanmaması nedeniyle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zararın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kusuru olsa da olmasa da bir kişinin hesabından para çekilmesi halinde sadece bankanın zarara uğradığı, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, mevduat sahibinin bankanın zararının doğmasına ortak kusuru ile sebep olduğu taktirde
(BK’nun 44) bankanın ortak kusur oranında mevduat sahibine başvurabileceği, davacı müşterinin müterafik kusurunun bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen zarardan kısmen dahi sorumlu olmadığı, davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9541, K. 2010/753, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama