KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9552 E., 2010/1137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2008 tarih ve 2003/941-2008/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 2002 00541 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek, hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, geometrik şekillerin içerisine nazar boncukları yerleştirilerek oluşturulan tasarımların ilk kez kendileri tarafından oluşturulduğunu, tasarımın yeni olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu hükümsüzlüğü istenilen tasarımın 5 adet takı tasarımından ibaret olduğu, 1 ve 2 nolu tasarımların iç içe geçmiş elips halkalar şeklinde olup, davacı tarafından sunulan Ekol 2001, Vincenzo Oro 2001, Bircan 2002, Professional Jeweler isimli kataloglarda benzerlerinin mevcut olduğu, diğer 3, 4, 5 nolu tasarımlarda kullanılan yüzük anahtarlık ve küpe modellerine nazar boncuklarının monte edilmesi yeni olmayıp, süs eşyalarında sıkça kullanılan formlara çok önemsiz farklılıkların ilavesinden ibaret olduğu,
bunların geleneksel olarak eskiye dayalı kullanımla kamusal alana girip, anonimleştiği, yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle, davalı adına tescilli 2002 541 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9552, K. 2010/1137, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama