KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9615 E., 2010/683 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.04.2008 tarih ve 2006/651-2008/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şahıstan aldığı yabancı banka şubesine ait iki adet çekin tahsil amacıyla davalı bankaya teslim edildiğini, çeklerin taşıyıcı firma elindeyken kaybedildiğini, çeklerin mahkeme kararı ile iptaline karar verildiğini, keşideci hakkında başlatılan icra takibinden keşidecinin adresinin bulunamaması nedeniyle sonuç alınamadığını, bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, çek bedelleri olan 19.500 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının zararının henüz doğmadığını, çek borçlusundan tahsilinin imkansız olması halinde müvekkili bankaya kusuru oranında dava açabileceğini, çeklerin yetersiz bakiye nedeniyle ödenmediğini müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının iki adet yabancı banka çekini tahsil amacıyla davalı bankaya verdiği, çeklerin taşıyıcı tarafından kaybedildiği, davalı bankanın vekalet görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle B.K. 96. madde gereğince sorumlu olduğu, zararı tazmin edip, taşıyıcı firmaya rücu hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 18.995 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı bankaya tahsil amacıyla verilen yabancı ülke bankasına ait iki adet çekin davalı bankanın taşıyıcısı tarafından kaybedilmesi nedeniyle doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacının uyuşmazlığa konu çeklerin hamili olduğu, ibraz süresinden önce çekleri davalı bankaya tahsil amacıyla verdiği, çeklerin dava dışı taşıyıcı tarafından muhatap yabancı ülke bankasına ulaştırılmadan kaybedildiği hususu uyuşmazlık dışıdır.
Davacı tarafından çeklerin iptaline ilişkin mahkeme kararı alınmış ve çek borçluları hakkında ilamsız icra takibine girişilmiş ise de, borçlularının adreslerinin bulunamaması nedeniyle icra takibinden sonuç alınamadığından bahisle bankaya karşı bu dava açılmıştır.
Davaya konu çeklerin Türkiye'de keşide edilmiş olduğu davacı tarafından iddia edilmiş olup, bu durumda T.T.K'nun 732 ve 733. maddeleri uyarınca Türk Kanunlarının uygulanması gerekmektedir. Çek hamilinin, çek bedelini çekin kaybına neden olan bankadan tazmin edebilmesi için, bu çeklerin sorumlularından hiçbir şekilde tahsil imkanı bulunmaması gerekmektedir.
Başka bir anlatımla, çek bedellerinin başka yollarla tahsil imkanı mevcutken çekleri kaybeden bankaya doğrudan doğruya dava açılması mümkün değildir. Somut olayda davacının çek borçluları aleyhine başlattığı icra takibi, borçluların adreslerinin bulunamaması nedeniyle sonuçsuz kaldığı iddia edilmiş ise de, takip devam ettiğine göre,henüz zararın doğup doğmadığı belli değildir.
Bu tür davaların, çek bedelinin tahsil edilemez hale gelmiş olmasının kesin olarak ortaya çıkmasından sonra en erken bu anda davanın açılması gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, takibin sonuçlanması beklenilmeden, davalı banka hakkında açılan davanın henüz erken açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünceler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9615, K. 2010/683, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama