KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9699 E., 2010/1277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2006/88 - 2008/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...'nin diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, şirketin borca batık olduğu gibi ortakların yan yana gelmediklerini, davalı gerçek kişinin tarafların ortağı olduğu şirket var iken başka iş kurarak şirket ile aynı alanda faaliyet yürütmek suretiyle haksız rekabette bulunduğunu, şirket mallarını sattığını, kötüniyetle hareket ederek davacı zararına neden olduğunu ileri sürerek, asıl davada davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, birleşen davada şimdilik 25.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin gayrı faal olduğu, sermayesini yitirdiği gibi borçlu olduğu, ortakların bir araya gelmesinin mümkün olmadığı, davacının şirket ortağı olmasına rağmen şirket mevzuu olan dondurma işine ilişkin bayilik alarak faaliyet yürüttüğü, aynı alanda faaliyet yürütmek amacıyla dava dışı Ada Pan Ltd. Şti.'ni kurduğu, gerçekte haksız rekabeti gerçekleştirenin davacı olduğu ve tazminat isteminin kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile Er-Tu Gıda Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi, birleşen dava ise davalı eylemleri nedeniyle tarafların ortağı olduğu şirketin zarar gördüğü iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Birleşen davada davacı vekili, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının, tarafların ortağı olduğu Er-Tu Gıda Ltd. Şti. ile haksız rekabet ettiğinden bahisle 10.000,00 TL, anılan şirketin iyi idare edilmemesi nedeniyle oluşan kar kaybı için 10.000,00 TL, malzeme, eşya ve araçlarını kullanmak suretiyle menfaat sağladığından bahisle 2.000,00 TL, şirketin 01 ED 242 plaka sayılı aracının ve dondurma makinalarının satılması nedeniyle 3.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya kabul edilmez ise tarafların ortağı olduğu anılan şirkete ödenmesine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece verilen kararın, davalının haksız rekabetinin olmadığına ve kar kaybına ilişkin gerekçesi yerinde ise de, şirket malzeme ve araç gerecini kullanması nedeniyle elde ettiği menfaat ile şirketin aracının satılmasına dayalı karar gerekçesi yerinde değildir. Şöyleki, tarafların ortağı olduğu şirketin aracı satılmış olmasına rağmen şirket kayıtlarında gözükmekte olup, Adana 2.Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan tespit raporuna göre dava dışı Kemal Yardımcı isimli kişiye satılmıştır. Tarafların ortağı olduğu şirkete dava dışı İnterman firması ve Yaşar Dondurma A.Ş. tarafından teslim edilen dondurma dolaplarının da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Konunun çözümü için alınan bilirkişi raporu ise, denetime elverişli olmadığı gibi, uyuşmazlık noktalarını da yeterince aydınlatabilmiş değildir.
Bu durumda, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden yukarıda yapılan açıklamalar ışığında şirketin araç gereci, malzemeleri ve taşıtına dair rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9699, K. 2010/1277, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama