İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/9982 K.2010/1110

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.04.2008 tarih ve 2008/8-2008/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2008/9982Karar2010/1110Tarih1 Şubat 2010Okuma4 dk · 753 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/9982 E., 2010/1110 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Şubat 2010
Mahkemesi
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

753 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.04.2008 tarih ve 2008/8-2008/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin LPG alanında faaliyet gösterdiğini, ‘AYGAZ’ markalı tüplerini bayileri vasıtasıyla piyasaya sunduğunu, davalının bayi olmadığı halde müvekkili markalarını içeren tüpleri iş yerinde bulundurduğunu, takas ettiğini veya imha ederek hurdacılara sattığını, 5307 sayılı Yasa ile TTK.nun 56 ve devamı maddelerine aykırı davrandığını ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 5.000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müşteri memnuniyetsizliği nedeniyle davacı markasını taşıyan boş tüplerin alındığını, bayileriyle takas edildiğini, başka bir amacın olmadığını, tazminat isteminin fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde davacıya ait markaları içeren 22 adet boş tüpün bulunduğu, ülkemizde doğal gaz kullanımına kadar her evde LPG tüplerin yaygın kullanıldığı, tayin, memnuniyetsizlik veya yer değiştirme gibi nedenlerle başka LPG tüplerinin bayileriyle değiştirmelerin yapıldığı, bayilerin de kendi aralarında değişimi sağladıkları, böyle bir teamülün olduğu, 5307 sayılı Yasa’da bu durumu engelleyen hüküm bulunmadığı, somut olayda uygulanma yerinin olmadığı, boş tüplerin bulundurulması nedeniyle marka hakkına tecavüzün gerçekleşmediği, 556 sayılı KHK.nin 13 ncü maddesi uyarınca bir hakkın ihlalinin bulunmadığı, haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalının, bayisi olmadığı halde LPG alanında faaliyet gösteren davacının adına tescilli markayı taşıyan boş tüpleri iş yerinde ve aracında bulundurduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TTK.nun 56 ncı maddesinde haksız rekabet, ekonomik rekabetin objektif iyiniyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 57 nci maddesinde de haksız rekabet halleri örnek olarak sayılmış, bir sınırlama getirilmemiştir.

TTK.nun 56 ncı maddesindeki tanım, geniş bir alanı kapsamaktadır.Yasa koyucu, anılan düzenlemelerle bir yandan rakiplerin ekonomik çıkarlarını korumak amacı taşırken, diğer yandan da sağlıklı ve kurallara dayalı ekonomik yapının ortaya çıkması ve korunmasını hedeflemiştir.

Haksız rekabetin tanımı ve yasal düzenlemenin aynı zamanda ekonomik düzenin korunması amacını da taşıdığı dikkate alındığında haksız rekabetin oluşması için tarafların tacir olması şart olmadığı gibi, rakip bulunmaları da zorunlu değildir. Bu nedenle yasa koyucu yargıç için çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas belirlemiştir.

TTK.nun 57 nci maddesinin 5 nci bendinde başkasının emtiası, iş mahsulleri faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydana verebilecek şekilde, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurma eylemlerinin haksız rekabet teşkil edeceği hükme bağlanmıştır.

10 ncu bentte de rakipler hakkında cari olan kanun, nizamname, mukavele veyahut mesleki veya mahalli adetlerle tayin edilmiş bulunan iş hayatı şartlarına riayet edilmemesi hali haksız rekabet olarak sayılmıştır.

Ayrıca, 556 sayılı KHK.nin 61/a bendinde de, 9 ncu maddenin ihlali de marka hakkına tecavüz kapsamında sayılmıştır. 9 ncu maddenin 2/b bendinde işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmet sunulması veya sağlanması yasaklanmıştır.

Öte yandan, sıvılaştırılmış petrol gazlarının yurt içi ve yurt dışından temini, dağıtımı, taşınması, depolanması ve ticareti ile bu faaliyetlere ilişkin gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüğünü düzenleyen 5307 sayılı Yasa’nın 8 nci maddesinde de LPG bayilerinin depoları, iş yerleri ve nakil araçlarında bayii oldukları dağıtıcının tescilli markası amblemini taşıyan LPG tüplerini bulundurmak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.

LPG gazının satışı, dağıtıcı firmalar tarafından markalarını taşıyan tüp kapları ile bayileri aracılığı ile depozito karşılığı alıcılarına ulaştırılmaktadır. Tüp kaplarının klasik anlamda mülkiyeti alıcılara geçmediğinden, bu anlamda 556 sayılı KHK.nin 13 ncü maddesi anlamında marka hakkının tüketildiğinin kabulü de mümkün değildir.

O halde, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9982, K. 2010/1110, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/9982
Karar No
2010/1110
Tarih
1 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/9982 K.2010/547
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/9983 K.2010/117
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/9984 K.2010/113
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/9990 K.2010/14
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/9991 K.2010/1001
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2008/9995 K.2010/409

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.