KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10002 E., 2011/8933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.02.2009 tarih ve 2008/136-2009/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.07.2011 gününde davalı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “PINAR LABNE”, “LABANEH”, “PINAR LABANEH”, “LABNEM” tescilli markalarının ve “LABNE” marka tescil başvurusunun sahibi olduğunu, 1986 yılından itibaren de “LABNE” ve “LABANEH” markaları altında pazarlanan ürünlerin “PINAR” markasıyla özdeşleştiğini, davalının müvekkilince üretilen peynire benzer bir peynir üreterek,
ambalajları üzerine müvekkili tescilli markaları ile iltibas yaratacak şekilde “Labne” ve “Labaneh” yazısını koyduğunu, davalının çok geniş bir seçenek özgürlüğüne sahip olmasına rağmen, tüketicilerin ilk bakışta genel olarak dikkatlerini çeken “Labne” ibaresini müvekkilinin tescilli markasında yer alan yazı karakterine çok benzer bir karakterle kendi ürün ambalajlarında kullandığını, davalının “Ülker İçim Labne” markasının tescili için Türk Patent Enstitüsü nezdinde yaptığı başvuruya müvekkilince itiraz edildiğini ileri sürerek,
davalı eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ve önlenmesini, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “Labne” sözcüğünün cins, çeşit belirtmesi nedeniyle bir başkasının inhisarına verilmesinin mümkün olmadığını, markanın müvekkili şirketin lideri “Ülker Grubu”na dahil olan Yıldız Holding A.Ş. adına tescilli olup, tescilli şekliyle kullanıldığını, davaya konu mamulün üreticisi “Ak Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin bu markayı, marka sahibinden alınan izin ve muvafakat tahtında kullandığını, tescilli bir markanın kullanılmasının önlenilmesinin haksız rekabet hükümlerine dayanılarak talep edilemeyeceğini, tescilli markanın hükümsüzlüğünün talep edilmemiş olması karşısında
davacının talebinin kabul göremeyeceğini belirterek, davanın pasif husumet yokluğundan veya esastan reddine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 08.07.2008 tarihli ilama dayanılarak, “Labne” ve “Labaneh” ibarelerinin tanımlayıcı ve cins bildirici ibareler olduğu, davacıya bu ibareler üzerinde tekelci yetki tanınmayacağı, bu ibarelerin haksız rekabet edilmemek koşuluyla herkesçe kullanılabileceği, davalının da bu ibareleri iltibasa yol açacak biçimde kullanmadığı gibi tescilli bir markayı kullanmakta oluşunun haksız rekabet olarak nitelenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10002, K. 2011/8933, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama