KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10005 E., 2011/6305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/04/2009 tarih ve 2009/114-2009/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına tescili yapılan "Aymaş" ibareli markanın müvekkili adına tescilli bulunan "Ayma" ibareli marka ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, ayrıca müvekkiline ait markanın tanınmış bulunduğunu, bu nedenle davalı şirkete ait markanın farklı sınıflarda da tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, "Aymaş" markasına ilişkin tescilin iptaline, markaya tecavüz fiilinin durdurulmasına ve haksız rekabetin men'ine, her türlü tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davacının iddialarının hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, istemin tescilli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olduğunu, hükümsüzlük davalarının sicilde hak sahibi görünen kişiye karşı açılabileceğini savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 29,30 ve 35. sınıflarda tescilli “Ayma” ibareli markanın 14.08.2001 tarihinden beri sahibi olduğu, davacı markası ile davaya konu “Aymaş” ibareli markaların birbirlerinden ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, davalı markasının 11, 19 ve 35. sınıflarda tescilli olup, 25.11.2002 tarihinden itibaren koruma altında olduğu, markaların çakıştığı 35. sınıf yönünden davacının öncelik hakkının bulunduğu,
her ne kadar markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin men edilmesi istenilmiş ise de, davalının tescilli markasını kullanması nedeniyle haksız rekabetten ve markaya tecavüzden bahsedilemeyeceği, TPE’nin hükümsüzlüğü istenen marka ile ilgili bir mülkiyet hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, TPE’ye karşı açılmış davanın husumet yokluğundan reddine, davalı şirket adına kayıtlı markanın 35. sınıf emtia yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10005, K. 2011/6305, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama