KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10027 E., 2011/4648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2006/39 - 2009/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli TSE markasını kullanmak için müvekkili ile marka kullanma sözleşmesi yapılmasının gerektiğini, davalının bu sözleşmeyi yapmaksızın imal ettiği ve sattığı LPG simit tankı üzerinde TSE markasını kullandığını, yapılan tespit ile de bu durumun belirlendiğini, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, TSE markasına vaki tecavüzün önlenmesine, piyasaya sunulan ve stoklarda bulunan haksız marka basılı her türlü ürünün toplatılmasına, 3.850 TL maddi, 3.850 TL manevi olmak üzere 7.700 TL tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin LPG simit tankı dışında silindir tanklar da imal ettiğini, silindir tanklar için TSE sözleşmesinin, simit tanklar için ise TSEK sözleşmesinin olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin ortakları arasında da sorunlar olduğunu, bazı ortakların kötüniyetle böyle bir işlem yapmış olabileceklerini, ayrıca davaya konu tankların piyasaya sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı ile sözleşme akdetmeksizin davacının TSE markasını dava konusu LPG tankı üzerinde kullandığı, bu kullanımın davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, bu tecavüz nedeniyle davacının 629,98 TL maddi zararının oluştuğu, bu miktarın iki katı oranında manevi tazminatın takdir edildiği, davacı tarafın ürünlerin toplatılmasına yönelik talebini atiye bıraktığı gerekçesiyle, açılan davanın TSE markasına tecavüz yönünden kabulü ile davacının TSE markasına vaki tecavüzünün önlenmesine,
toplatılma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, 629,98 TL maddi, 1.259,96 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan 05.03.2009 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacı tarafça istenebilecek maddi tazminat miktarının TSE Belgelendirme Talimatı'nın 29/a maddesi gereğince hesaplandığı, buna göre maddi tazminatın maktu belge ücreti, belgelendirme avans ücreti ve marka kullandırma ücretinin toplamı kadar olduğu bildirilmesine rağmen yapılan hesaplamada belgelendirme avans ücretinin dikkate alınmadan tazminat miktarının hesaplanması ve bu miktar üzerinden davanın kabul edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10027, K. 2011/4648, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama