KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10040 E., 2011/4166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.05.2009 tarih ve 2007/86-2009/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Gold Bilgisayar” olarak bilgisayar ve elektronik ev aletleri satışı ile iştigal eden sektörün en büyük firmalarından biri olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin tam karşısında “Gold Bilgisayar” ibaresini içerir şekilde “Goldnet”, “Goldnet..com.tr” marka ve işaretlerini içeren tabela kullanarak iltibasa yol açtığı, markaya tecavüz eyleminde bulunduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüz teşkil eden tabelaların sökülmesini, toplanmasını ve tecavüzün önlenmesini ve 2.000 TL manevi tazminat, 1.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak müvekkilinin Goldnet ibaresini 1997 yılından beri tescilli ticaret unvanı olarak kullandığını, iltibas oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının “Gold Computer”,“Gold Bilgisayar”, “Gold Techno”, “Gold Computer&Elektronics” ibareli markalarını 01/07/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanını "... Goldnet Bilgisayar" şeklinde marka olarak 31/08/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markalarındaki “Gold” sözcüğünün markanın esas unsurunu teşkil etmediği ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığı, davalının da “Gold” ibaresinin yanında ayırt edici ekler aldığı, markalar arasında iltibas olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “Gold ” ibareli markalarının davalı iş yerinde tanıtıcı işaret olarak kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüzün önlenmesini talep etmiştir. Davacı adına tescilli markalarda yer alan “Gold” ibaresi markanın asli unsuru niteliğindedir. “... Goldnet Bilgisayar” ibaresinin de 2004 yılında davalı ... adına marka olarak tescil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davalı markasının tescilli olduğu müddetçe 556 Sayılı KHK hükümleri uyarınca sağlanan hukuki korumadan yararlanacağı tartışmasızdır. Ancak, markanın tescil edildiği biçimde, başka bir deyişle 556 sayılı KHK'nin 14. maddesine uygun bir şekilde kullanılması gerekir. Aksi takdirde, bu kullanım başkasının tescilli markasına iltibas oluşturduğundan bahisle, 556 Sayılı KHK'nin 9 ve 61. maddeleri uyarınca tescilli marka hakkı sahibinin dava açma hakkı mevcuttur.
Somut uyuşmazlıkta da davalının
işyerindeki tabelalarında tescilli markasını tescil olunduğu halinden farklı olarak sadece “Goldnet” şeklinde kullandığı, bu şekildeki kullanımın davacı markalarına tecavüz oluşturduğu iddia edildiğine göre, uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi suretiyle, davalı kullanımının davacının “Gold” asıl unsurlu markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı tartışılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10040, K. 2011/4166, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama