KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10112 E., 2011/2623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.05.2009 tarih ve 2006/1746-2009/589 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından iradesi dışında internet bankacılığı aracılığıyla diğer davalı ... hesabına havale yapılarak para çekildiğini, davalı bankanın bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.850,00 TL’nin davalılardan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan banka vekili, zararın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılardan Enes Ulaş, dava konusu işlem ve paranın havale edildiği hesap ile kendisinin bir ilgisinin bulunmadığını, nüfus cüzdanını kaybetmesiyle adına sahte hesap açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait sistem bilgilerinin ele geçirilmesinde davacının kusurunu bulunmadığı, güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayan davalı bankanın oluşan zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın davalılardan banka hakkında kabulüne, diğer davalı hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10112, K. 2011/2623, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama