KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/102 E., 2010/5649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2007/137-2008/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “AYMAR” ibareli 25.03.1983 ve sonrakı tarihli tanınmış markalarının olduğunu, davalının ise 14.08.2001 tarihinde “AYMA” ibaresinin tescili amacıyla TPE nezdinde marka tescili başvurusu yaptığını, yaptıkları itirazın en son TPE'nün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPE vekili, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili ise, yetki ilk itirazında bulunarak ve markaların benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, YİDK kararının iptaline ilişkin davanın süresinde açılmadığı ve yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davalılardan TPE aleyhine açılan davanın esastan, davalı şirket aleyhine açılan davanın ise yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karar üzerine İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı markasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-ı ve 8/4. maddeleri anlamında tanınmış marka olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/102, K. 2010/5649, 20 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama