KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10234 E., 2011/2680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.02.2008 tarih ve 2008/448-2008/757 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan döviz hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan internet yoluyla 07.09.2002 tarihinde 2.700.USD’nin vadesiz hesabına aktarılıp buradan da tanımadığı üçüncü kişilerin hesabına aktarıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, 2.700. USD’nin kamu bankalarının mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almayarak objektif özen yükümlülüğünü ihlal ettiği, tüm kusurun davalı bankada olduğu, davalı bankanın dava tarihinden sonra davalıya yaptığı ödemeler düşüldükten sonra davacının talep edebileceği 734,75 USD asıl alacak ve son ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz 465,84 USD olmak üzere toplam 1.200,59 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.200,59 USD’nin davalıdan tahsiline, asıl alacağa 25.11.2005 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10234, K. 2011/2680, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama