KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10469 E., 2010/3375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.07.2009 tarih ve 2008/692-2009/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Oyak Yat. ve Menkul Değ. A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde davalı avukatı (Oyak Yat. Men.
Değ.) TMSF avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili ve diğer davalı asil duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile dava dışı Yaşarbank AŞ’nin Sermaye Piyasaları ve Yatırım Bankacılığı Müdürlüğü’nde görev yapmakta iken tanıştığını, piyasa şartlarına göre daha avantajlı olacak şekilde birikimlerini değerlendireceğini beyanla davacıdan nakit almak suretiyle kendisine 3 aylık vadeli hazine bonosu verdiğini, bu şekildeki ticari alış verişin 1996 yılı Ocak ayında başladığını, hazine bonosunun vadesi geldiğinde hazine bonosunun vadesini uzattığını, en son aldığı hazine bonosunun vadesinin 30.12.1997 olduğunu, bu bononun vadesi geldiğinde bedelini almak için müvekkilinin bankaya gittiğinde,
davalının bankada olmadığını öğrendiğini, ilgili memurun “bu bononun sahte olduğunu, diğer davalının banka ile ilişkisinin Mayıs 1996 yılında kesildiğini, ödeme yapılamayacağını” söylediğini, davalı şirketin istihdam eden sıfatı ile diğer davalının ise haksız eylemden dolayı sorumlu olduğunu, zira iş akdi feshedilen diğer davalının şirketteki odasına gelip gittiğini, ticari alışverişin şirket merkezinde ve diğer davalının odasında gerçekleştiğini, müvekkilinin davalı şirkette diğer davalının halen görev yaptığı zannı ile bu işlemleri yaptığını ileri sürerek,
16.317.824.000 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar şirket vekili, davalılardan ...’in müvekkili şirkette gerek fiilen gerekse hukuken çalışmadığını, bu davalının müvekkili ile bir ilgisi bulunmadığını, davacının sahte olduğunu belirttiği hazine bonoları ile ilgili belgenin sahte olması, imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmaması, davacı alacağının müvekkili şirket kayıtlarında bulunmaması nedeni ile müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Diğer davalı, yanıt vermemiştir.
Mahkemece davalı Oyak Yatırım ve Menkul Değerler A.Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 07.04.2008 gün ve 2007/2870 E, 2008/4543 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu olayda davacının banka yetkilisi ile fazla samimiyet içerisine girmesi, bu nedenle parayı banka yöneticisine teslim etmek yerine, tahsilat makbuzu karşılığında nakdi vezneye yatırarak repo işlem emanet makbuzu almaması, basit bir inceleme ile görülebilecek tutarsızlıkları fark etmemesi ve incelememesi, kendisine ait bir menkul hesap cüzdanı verilmemesini sorgulamaması nedeniyle davacının %25 oranında, davalı şirketin %75 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılarak,
16.317,82 TL’nın (davalı Oyak Yatırım ve Menkul Değerler A.Ş’nin 12.238,36 TL’dan sorumlu olmak kaydıyla) 30.12.1997 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı Oyak Yatırım ve Menkul Değerler A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Oyak Yatırım ve Menkul Değerler A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10469, K. 2010/3375, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama