KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1076 E., 2010/3814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Bursa Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.07.2008 tarih ve 2007/10-2008/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı .... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan Kamil Koç A.Ş. avukatı ...gelip, diğer davalı avukatı gelmediğinden,
temyiz dilekçesinin süresinde verildiği davacı vekilinin dosyada mevcut bulunan temyiz dilekçesinin sadece "ONAMA" olarak değerlendirilmesine ilişkin 06.04.2010 tarihli Dairemize vermiş olduğu dilekçede gözönüne alınarak duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleştirilen davalarda, müvekkilinin davalıların sorumlusu bulundukları yolcu otobüsünde yolcu iken meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandığını bildirerek, geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ile tedavi gideri toplamı (67.681.286.000) TL maddi ve (50) milyar TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, tedavi giderleri ile ilgili talebi daha sonra atiye terk etmiştir.
Davalılardan Kamil Koç A.Ş. vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, araç maliki ve sürücüyü istihdam edenin diğer davalı şirket olduğunu savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin kusur ve limit dahilinde sadece tedavi giderlerinden sorumlu olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, ceza dosyasındaki kusur tespitine, işgöremezlik oranına ilişkin Adli Tıp Kurumu raporuna ve sürekli işgöremezlik zararı ile ilgili bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalı tarafın sorumlusu bulunduğu aracın sürücüsünün kazada %100 kusurlu ve davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının %18,2 olduğu, davacının geçici işgöremezlik zararının bulunmadığı,
sürekli işgöremezlik zararının talepten fazla (81.450.195.150) TL olup davalı sigortaca sürekli işgöremezlik teminatı verilmediğinden hakkındaki davanın reddi gerektiği gerekçesiyle toplam (62.081.286.000) TL maddi ve takdir edilen (10) milyar TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.09.2001’den itibaren yasal faizi ile davalılar Kamil Koç A.Ş. ve ... Turizm Seyahat Otobüsleri İşl. Nakl. Tekstil Gıda Tic. San.
Şti.'nden alınmasına karar verilmiş kararın, davacı vekili ve davalılardan Kamil Koç A.Ş. vekilince temyizi üzerine Dairemizin 13.07.2006 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı ve davalı .... yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle asıl ve birleşen davalar itibariyle 81.450.19 YTL maddi tazminatın davalılardan mütesilsilen tahsiline, davalı ... Tur. Ltd.
Şti.'nin 35.700 YTL.lik bölümden, davalı HDI Sigorta A.Ş.'nin 7.000 YTL'lık bölümden sınırlı sorumlu tutulmasına, sigorta şirketinin dava tarihinden, diğer davalıların olay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulmasına, hükmün diğer yönleri kesinleşmiş olduğundan tekrar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, 28.10.2008 tarihli tavzih kararı ile de davalı sigorta şirketinin hükmedilen toplam 7.000 YTL'nin 3.966.38 YTL'lık bölümü için 14.05.2004, 3.033.61 YTL'lık bölümü için 13.12.2000 tarihinden faizle sorumlu tutulmasına,
kararın 8. bendinde yazılı 1.175,75 YTL'lik yargılama giderinden 101 YTL'lik kısmından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı .... vekili, temyiz etmiştir.
1- Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesine rağmen, duruşma sırasında davacı vekili tarafından verilen 6.4.2010 tarihli dilekçede kararın onanması talebinde bulunulduğu görüldüğünden, bu talep davacı vekilinin temyiz isteminden feragat ettiği şeklinde anlaşılmıştır. HUMK. 432/4.maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2- Davalı .... vekilinin temyiz istemine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı .... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Ancak, davacı yanca, asıl ve birleşen iki dava ile toplam 102.681.286.000 TL'nın faizi ile tahsili talep edilmiş, mahkemece toplam 81.450.19 YTL'na karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece reddedilen miktar üzerinden davalı .... yararına ücreti vekalete karar verilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1076, K. 2010/3814, 6 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama