KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10760 E., 2011/4028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/04/2009 tarih ve 2008/742-2009/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketlerin yetkilileri olan davacı gerçek kişiler ile davalılardan KLÜH BETEİLİGUNS GMBH (Temmuz 2008 itibariyle Klüh-Emin Catering Yemek San A.Ş.’nin %100 hisse sahibi) şirketi arasında, davacı şirketlerin tüm müşteri çevresi, isim hakları, yemek üretim izin hakları vb. tüm değerlerinin %51’nin 01.01.2008 tarihinde, kalan %49’nun ise Nisan 2008 tarihinde davalılardan ...ye devredildiğini, 15.10.2007 tarihli sözleşme ile davacı şirketlerin devre esas toplam değeri konusunda anlaşmaya varıldığını,
bu değerler üzerinden şirketlerin %51’inin devri karşılığında bir miktar ödeme yapılmasına rağmen bakiye 656.554,41 TL ile daha sonra devri yapılan %49’luk orana isabet eden 4.041.591,49 TL’nin davalılar tarafından ödenmediğini, bu nedenle davalıların sebepsiz zenginleştiğini, bu devir nedeniyle davacı şirketlerin ticari faaliyette bulunamayıp 15.10.2007 tarihli sözleşme ve ticaret piyasası değerlerine göre davacı şirketlerin munzam zararının toplam 4.692.145,190 TL olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Klüh-Emin Catering Yemek San. Tic. A.Ş. vekili, sözleşmenin davacılar ile davalı KLÜH BETEİLİGUNS GMBH arasında imzalandığını, müvekkilinin hiçbir taahhüt altına girmediğini, pasif husumetten davanın reddi gerektiğini, sözleşmenin ihtilaflar başlıklı maddesinin 2. bendinde tahkim şartı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı KLÜH BETEİLİGUNS GMBH vekili, taraflar arasındaki uyuşmalığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğini, davacı şirketlerin sözleşmeye taraf olmadığını bu nedenle aktif husumet ehliyetleri bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin dayanağı olan sözleşme hükümlerine göre davacı şirketler ile bu şirketin yetkilileri ve ortakları olan davacıların davalı şirketler ile davacılara ait şirket hisselerinin devri ve birleşme konusunda 15.10.2007 tarihli sözleşmeyi akdettikleri, bu sözleşmenin uyuşmazlıklar başlıklı bölümünün 2. bendinde taraflar arasındaki anlaşma gereğince uyuşmazlık çıkması durumunda 3 üyeli uzlaştırma kuruluna başvurma konusunda anlaşıp uzlaştırma kurallarında Zurıch Ticaret Odası tarafından belirlenen kuralların uygulanacağının kararlaştırıldığı,
taraflar arasında geçerli bir sözleşme ve hakem şartının bulunduğu, uyuşmazlığın Zurich Ticaret Odası kurallarını uygulayacak 3 kişilik hakem kurulu tarafından çözülmesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sözleşmede ismi bulunan kişilerin davacı şirketleri temsilen sözleşmeyi imzalamış bulunmalarına ve bu nedenle de anılan şirketlerin söz konusu sözleşmede taraf olduklarının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10760, K. 2011/4028, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama