KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1090 E., 2010/12027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2007 tarih ve 2001/514 - 2007/830 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2010 gününde davalılar avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin davalı ... şirketi nezdinde Can Sağlığı Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu dönemde rahatsızlanmasına rağmen davalı sigortaca tedavi giderlerinin ödenmediğini, müvekkilinin daha önce başka bir sigorta şirketi nezdinde sigortalı iken diğer davalı acentenin ısrarıyla Yapı Kredi Yaşam Sigortaya geçtiğini, davalıların tedavi giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 12.446.412.092 TL alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili sigortalı davacının mevcut rahatsızlığını kasten gizlemesi nedeniyle TTK’nun 1290.ve PGŞ’nın 5.maddesi uyarınca hükümlülüklerini ihlal ettiğini, poliçenin iptal edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının mevcut hastalığının önceden mevcut olduğunu bilmesine rağmen kasten doğru beyanda bulunmadığı, diğer davalının da sigorta aracılığı yaptığına ve sorumluluğuna ilişkin bir kanıta rastlanamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1090, K. 2010/12027, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama